Zengi hayranı müverrihe göre, Zengî ve sayılı arkadaşı, küçük bir yerleşim yerinde bir grup Haçlı ile karşılaşıp savaşmaya başlamışlar. Savaş kızışınca Zengî'nin arkadaşları kaçmışlar ama Zengî, onların hâlâ arkasında olduğunu zannederek tek başına Haçlılarla savaşmış, Haçlıları dağıtmış, arkadaşları ona ancak mızrağını beldenin kapısına dayamışken geri dönmüşlerdir. Zengî, onlarla birlikte kapıyı açmış ve beldeyi fethetmiştir. "Onun başlangıçtaki ilerleyişi ve sonunun selameti", Müslümanlar kadar Haçlıları da hayrette bırakmıştır. Zengî, özellikle bu vakadan sonra "Şamlı Zengî" diye meşhur olmuştur.
بسم الله الرحمن الرحيم،
Haçlı İstilası denince çoğu zaman aklımıza doğrudan Kudüs gelmekte. Ancak Haçlı İstilasıları özelde Kudüs'ü hedef alsa da asıl amaç İslâm dünyasını işgal etmektir. Yazar kitapta Kudüs'ün ve birçok İslâm kentinin (özellikle Urfa'nın) işgalinden sonra Müslümanların yaşadığı dağınıklığı ve yeniden toparlanma sürecini anlatmaktadır.
Yazar, kitapta savaş odaklı gitmeyip dönem üzerinde yer yer tahliller yapmakta, İlgazi, Belek Gazi ve özellikle İmadüddin Zengî gibi isimlerin nasıl bir mücadele verdiğini; nasıl başarılara ulaştıklarını, nasıl başarısız olduklarını tahlil ederek anlatmaktadır. Belek Gazi'nin Haçlılara karşı elde ettiği başarılar ve Urfa Kontluğu üzerinde kurduğu baskının haçlılar nasıl etki ettiğini anlatmaktadır. Kitabın sonlarına doğru İmadüddin Zengî'nin Urfa'yı fethetmesi ise dönemin en önemli kırılma noktalarından biri olarak anlatmaktadır.
Dönemin büyük devletlerinin de haçlılarla mücadelesini unutmamak gerekir.
Yazarın dili sade ve akıcı idi. Kitapta yazar özellikle Haçlıların Kudüs'ü ele geçirmesinden sonra Müslüman dünyasının neden uzun süre ortak hareket edemediğini ve daha sonra nasıl güç kazandığını anlatmaktadır.
Kitap, Haçlı İstilalarına ve o dönemde İslâm dünyasının ahvalini merak edenler için gayet iyi bir eser. Okurken hem yeni bilgiler öğrendim hem de adını okul tarih kitaplarında geçmeyen birçok Müslüman komutanların ismini ilk defa bu kitapta duydum.
Velhasıl,
Kudüs bir cennet ise ona açılan kapı Urfa'dır. Kapıyı açan Nureddin Zengi idi, Müslümanları içeri sokan da Selaheddîn idi. Allah tez zamanda yeniden Kudüs'ü fethetmeyi nasip etsin...
Vesellemü aleyküm......
Müslümanların Haçlılara karşı mücadelesini bir strateji boyutuna taşıyan ilk isim, Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar'dır.
Tapar'ı bu stratejiye ikna eden ise Dımaşk Atabegi Tuğtegin ve Trablus Emîrî İbn Ammâr'dı. Ne var ki İbni Ammar'ı Tapar'a yönlendiren de Tuğtegin'dir, dolaysıyla bu stratejinin sultanı Tapar olsa da arka plandaki aklı Tuğtegin'dir.
Bugünden bakıldığında bizde, Haçlılarla mücadelenin Büyük Selçukluları en büyük önceliği olması beklentisi oluşsa da o günün gerçekliği içinde durum farklıydı. İran'da süren Selçuklu iç savaşı, Büyük Selçukluların dikkatini Akdeniz sahilinden uzak tutuyordu. Öte yandan Akdeniz sahili gerçekliği ise Melikşah'ın oğullarını bütün sorunlarını bir yana itip Haçlılarla mücadeleye odaklayacak kadar çekim gücünden yoksundu.