Abdulkadir Turan

Abdulkadir Turan

9.8/10
16 Kişi
·
55
Okunma
·
12
Beğeni
·
2.902
Gösterim
Adı:
Abdulkadir Turan
Unvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
Mardin
Dini konulardan oluşan kitapları mevcuttur. Ayrıca Doğru Haber gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

İlkokulu doğum yeri Mardin’in Dargeçit (Kerburan) ilçesinin Kurucu (Şikeftika) Köyü’nde, ortaokulu Dargeçit’te okudu. Mardin İmam Hatip Lisesi ve Dicle Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyat Öğretmenliğinden mezun oldu. Bir süre Burdur’da Milli Eğitim kurumlarında öğretmenlik yaptıktan sonra kendi isteğiyle istifa etti. Ankara’da farklı dershanelerde ders verdi. Uzun yıllar aynı anda birden çok üniversiteye hazırlık dergisinde Türkçe-Edebiyat zümresini yönetti. Türk Dili ve Edebiyatı bilgilerinin sınav için hazırlık aracına dönüştürülmesi üzerinde çalıştı. Bu alanda çok sayıda kitabı yayımlandı. 2008’de öğretmenlikten ayrıldı.
Yüksek lisansını Sakarya Üniversitesi’nde sosyoloji (Toplumsal Değişim Analizleri) alanında yapan yazarın İnzar, Doğruhaber, Kelhaamed, Milli Şuur dergilerinde yazıları yayımlanırken “Müteahhit” ve “Selahaddin” adlı iki romanının yanı sıra “Kürtlerde İslamî Kimliğin Gelişmesi” ve çocuklar için hazırlanan “Peygamberimi Tanıyorum” adlı kitapları vardır. Doğruhaber gazetesine yazdığı rehberlik yazılarının bir bölümü de bir broşür niteliğinde kitaplaştırılmıştır.
Hafız Şirazi der ki "Denenmişi deneyen, pişmanlığı yüklenir."
Abdulkadir Turan
Sayfa 102 - Dua Yayıncılık
Bir Kırgız romancının anlattığı "Mankurt" efsanesinde Juan-Juan adlı toplum, esirin saçını kökünden koparırmış. Taze deve derisini , kan içindeki kazınmış başına sımsıkı sararmış. Başını yere sürtmesin diye boynuna bir kütük bağlayıp çığlıkları duyulmasın diye uzak bir yere götürürlermiş. Elleri, ayakları bağlı; kızgın güneşin altında bırakırlarmış. Ancak beşte ikisi sağ kalırmış. Onlar da hafızalarını, kimliklerini kaybetmiş birer "mankurt" haline gelirmiş.
Mankurt; Kim olduğunu, hangi soy ve kabileden geldiğini, neye inandığını, Anne ve babasını, çocukluğunu bilmezmiş. Insan olduğunun bile farkında değilmiş. Efendisine sadık, başkalarını dinlemeyen, yakıtı su ve yemek olan, Her emre hazır bir yaratık... En pis, En çekilmez işleri yapan emir kulu... Aslına dönmesini isteyen öz anasını bile öldürecek kadar, kimliğinden ve kişiliğinden uzaklaşan bir köle...
Teknik gelişti, işgal biçimleri değişti, kolelestirme biçimleri farklılaştı. Mankurtlaştırma eskiden eziyetle, acıyla yapılırken bugün zevk ve eğlenceyle uyuşturularak yapılıyor. Mankurtun zihninde kafasının dışında işlem yapılarak müdahale edilirken bugün kafalarını içine doğrudan müdahale ediliyor, beyinler işgal ediliyor, aklın ayarlarıyla oynanıyor, akıl denetim altına alınıyor, insanlar kendilerine ve toplumlarına yabancılaştırılıyor. Kendi dinlerine ve dinlerinden iz taşıyan her türlü değerin düşmanı haline getiriliyor. Kendilerini saadete ulaştırmak isteyenlere karşı her emre hazır bir saldırgan noktasına sürükleniyor.
Craig Calhoun gibi kimi Batılılar, modern bir din olduğu ile ilgili tezleri aktarıyorlar. Ama milliyetçilik, her dinin gerektirdiği ibadetlerden uzaktır.
Ayrıca yayılma hızı, ne bir ideolojinin ne de bir dinin yayılma hızına uyuyor. Belki katili de maktulu de saran bir "heva", bir hastalık, bir zehirli his demek gerekiyor ona. Bir tür vesvese, ahir zaman vesvesesi... Ne ona kapılan zalim, zulümden yoruluyor ne de onu kurtuluş yolu edinen mazlum, gerçek anlamda zulümden kurtulabiliyor. Bütün haramlar gibi ona doyum olmuyor, ondan içen, içtikçe daha fazla içiyor, kanmıyor, susuzluğu geçmiyor, nihayet onunla can veriyor ya da yolunu bulup ondan kurtularak kendini ondan arındırarak şifa bulabiliyor ancak.
Hitler, önce bir milliyetçiydi, Sadece bir milliyetçi... Sonra faşist bir milliyetçi... Faşizmi onu öldürdü. Bugünün pek çok olgun insanı ise dün bir milliyetçiydi. Ancak ondan kurulunca huzur bulabildi. Ona müptela kalan ise kendi kavmi dışındaki bütün kavimlere küfretti, sonra baş başa kalınca kendi kavmine en galiz küfürleri savurdu. Çoğu zaman bu hali aynı anda yaşadı: Büyük toplulukların önünde "Yaşa!" "En büyük" diyerek kendi kavmini yüceltir; kendi grup elemanlarıyla yalnız kaldığında ise "Bizden haini, bizden alacağı, bizden nankörlük, bizden bize düşmanı yoktur" dedi. Bu gelgitler içinde tutarsız davranışlara yöneldi. Kedince büyük bir kurtuluş savaşçısı iken aniden bir hain oldu. Dünyanın bütün modern bağımsızlık savaşlarında milliyetçiler vardır ama dünyanın bütün modern ihanetlerinde de milliyetçiler vardır. Dün kendilerince özgürlük savaşçısı olan, Bugün kendi halkının özgürlüğüne karşı savaşan askerlere kendi mevzilerini gösteren bir itirafçı, bir ajan olabildi. Dünün ve bu günün savaş hikayeleri, ihanet vakaları bu hasta ruhların aktörlüğü çerçevesinde gelişti ve gelişmektedir.
Bir tiyatro türü olan Trajedya'da "Alçaklar daima dört ayaküstüne düşerken büyük ve halis ruhlar, hep acı çekerler." Ancak onların kaybı entellerin aklının sandığı gibi değildir. O kayıp, onların mücadelesine anlam katar ve onun hep üstün olarak yaşamasını sağlar.
(Aliya Izzetbegoviç)
"Deliliğin bulaşığı insanlar, (u)mutludurlar, Ben de onlardan olduğumu düşünüyorum."

-(Bunu okuyunca hocalarımdan birinin sözü aklıma geldi "kafası karışık insan iyidir." )
Abdulkadir Turan
Sayfa 177 - DUA Yayıncılık
Selahaddin
Kudüs fatihi
Işığın savaşçısı
Haçlıların korkusu

Parçalanmış olan müslünları tek bir bayrak altında ve tek bir amaç doğrultusunda birleştirmiş olan tarinin en önemli komutanlarından..
Onun hayatını öğrenmek isteyenler için gerçekten iyi yazılmış bir biyografi.
Anlatım akıcı okurken sıkılmıyorsuz, o dönemi iyi tasvir etmiş.
Keyifli okumalar dilerim...
Kürtlerin tarihni bir sol zihniyetli bir yazarın bakışıyla değil islami kişilikli bir yazarın bakışıyla yazılmış muazzam bir eser.Kürtlerin Osmanlılarla nasıl bir uyum içersinde olduklarını ve İslam tarihine katkıları Eşref Bitlisinin Kürtlerle Osmanlı arasında nasil muazzam bir diyalog kurduğu ve nihayetinde Kahraman lider Selhattin Eyyubinin dehasını konu alan kitap okumaya değer.
Tabiri caizse kitabı elimden hiç bırakmadan bir solukta bitirdim :)..
Selahaddin(dinin kurtuluşu) Haçlıların korkulu rüyası, Kudüs fatihi, aslan yürekli!!!richard ların korkulu belası... müslümanların sıkıntılı bir dönem geçirdiği bir dönem ansızın çıkageldi. Ümmeti cihad için toplamaya başladı ama şuan ki gibi içimizde bulunan munafık , yıkıcı, nemelazımcı, entrikacı insanların ataları gene şuan olduğu gibi sinsi propagandalarla Selahddin in İslam çoğrafyasına hükümdar olmak istediğini kara propagandalarla yaydılar unutukları bir şey vardı Allah onların kirli siyasetini bozdu. Ve Selahaddin 88 yıllık hasrete son verdi. Ve şimdi Kudüsün gözü yaşlı o mübarek kent Selahaddinleri, Ömerleri bekliyor...
Kurgu süper anlatım süper bugune kadar nasil okumamisim diye dusunduren bir kitap. Dunya derdi ile hayatimizin ellerinizin arasından nasıl kaydığını gösteren ibretlik bir olay örgüsü. Derdi dünya olanın dünya kadar derdi olur.
Filistinin fatihi, haçlıların korkulu rüyası ve şarkın en sevgili sultanı Selahaddini Eyyübi'yi bir çok eserden tasnif ederek hizmetimize sunan eğitimci ve yazar Abdulkadir Turan'a şükranlarımı sunuyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdulkadir Turan
Unvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
Mardin
Dini konulardan oluşan kitapları mevcuttur. Ayrıca Doğru Haber gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

İlkokulu doğum yeri Mardin’in Dargeçit (Kerburan) ilçesinin Kurucu (Şikeftika) Köyü’nde, ortaokulu Dargeçit’te okudu. Mardin İmam Hatip Lisesi ve Dicle Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyat Öğretmenliğinden mezun oldu. Bir süre Burdur’da Milli Eğitim kurumlarında öğretmenlik yaptıktan sonra kendi isteğiyle istifa etti. Ankara’da farklı dershanelerde ders verdi. Uzun yıllar aynı anda birden çok üniversiteye hazırlık dergisinde Türkçe-Edebiyat zümresini yönetti. Türk Dili ve Edebiyatı bilgilerinin sınav için hazırlık aracına dönüştürülmesi üzerinde çalıştı. Bu alanda çok sayıda kitabı yayımlandı. 2008’de öğretmenlikten ayrıldı.
Yüksek lisansını Sakarya Üniversitesi’nde sosyoloji (Toplumsal Değişim Analizleri) alanında yapan yazarın İnzar, Doğruhaber, Kelhaamed, Milli Şuur dergilerinde yazıları yayımlanırken “Müteahhit” ve “Selahaddin” adlı iki romanının yanı sıra “Kürtlerde İslamî Kimliğin Gelişmesi” ve çocuklar için hazırlanan “Peygamberimi Tanıyorum” adlı kitapları vardır. Doğruhaber gazetesine yazdığı rehberlik yazılarının bir bölümü de bir broşür niteliğinde kitaplaştırılmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 55 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 41 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.