Kudüs dâvası tüm dünya Müslümanlarının ortak dâvasıdır. Yüce Allah'ın mübarek kıldığını bildirdiği, Müslümanların ilk kıblesini ve Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) isra ve mirac mekânını içinde barındıran bu beldenin bugün işgal altında olmasının sebebi dünya Müslümanlarının birlik ve bütünlüğünü kaybetmiş olmasıdır. Yani mesele; Filistin'in karşı karşıya olduğu durumla veya Filistinlilerin işlemiş olduğu hatalarla değil, ümmetin genel durumuyla doğrudan irtibatlıdır. Tarihte de böyle olmuştur. Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın durumu ümmetin aynası olmuştur.
Ey şehir! Aç kapılarını. Ben sana geldim. Ben sana gelmek için böyle bir zamanı seçtim. Ama kim iddia edebilir ki bana gelen sen degildin?
Sana geldim ey şehir. Dertleşmeye. Desem ki "Derdimi anlatmak için kendimi sana getirdim," oysa bilirim, sen benden daha dertlisin.
Olsun varsın. Büyük dağların büyüktür karı. Senin çaren bende yok ama benim dermanım sensin.
Bir rüyadaymışım gibi geldim sana. Gece, bir yürüyüşe yetmeyecek kadar kısaldı. Arkamda her ihtimale gebe, hiç mecazsız bir şehir kaldı. Sana varmak saltanat ey Kudüs, lakin aklımın yarısı geride kaldı.
Kudüs’ün tarihine ışık tutan bir eser
Peygamberler tarihi ile bizim tarihimizdeki yeri ile Osmanlı’nın ne kadar ehemmiyet gösterdiği ile şehirlerin şahı