...toplumun çıkarları aydınlatmadan başka şeylerdedir, toplum hiç de aydınlatmayı düşünmez, hükümetler her zaman her durumda her ülke ve devlette bunun karşısındadır çünkü toplumlarını aydınlatacak olsalar kısa süre içinde kendi aydınlattıkları bu toplum tarafından yıkılacaklardır.
Bu şehrin ve bölgenin, hem de hiç durmaksızın, son derece düşüncesizce ve aslında hiç de yakışık almayan bir biçimde bütün dünyanın sözünü ettiği güzelliği, bu ölümcül toprağın tam da öldürücü unsurudur. Bu şehre ve çevresine doğumları ya da sorumlu olmadıkları başka koşullar nedeniyle bağlı olan ve doğa gücü ile ona zincirlenen insanlar hiç durmadan bu dünyaca ünlü güzellik tarafından ezilirler.
Geceler kesintisiz endişe ve çaresizlik nöbetleridir; gördüğü ve duyduğu her şey daimi dehşeti içinde farkına vardığı her şey yeni bir çaresizliğin besin kaynağıdır.
Doğrudur, sanat şaheseri mimarisi ve doğa şaheseri manzarasıyla ün kazanmış bu eşsiz güzellikteki şehri, atalarımın şehrini sevmek ve saymak için sıklıkla sebeplerim oldu; ama içimde bu sevgi ve saygı uyanır uyanmaz şehirlilerin, hemcinslerinin sayısını yıldan yıla aldırışsızca katlayan şehirlilerin beyinsizliğince bastırıldı, onların alçakça yasaları, hatta bu yasaları daha da alçakça yorumlamaları yüzünden köreldi.