Hayatım bana başkaları tarafından hikaye edilirdi. Bu anlatıcıların sesleri etkili, zorlayıcı ve mutlaktı. Kendi sesimin de onlar kadar güçlü olabileceği hiç aklıma gelmemişti.
Belirsizliği kabullenmek demek zayıflığı, güçsüzlüğü kabullenmek ve her ikisine rağmen kendine inanmak demekti. Kırılganlık demekti. Ancak bu kırılganlık da bir kuvvet vardı: başkasının değil, kendi aklınla yaşamaya duyulan inancın kuvveti.