Tara Westover

Tara Westover

Yazar
8.7/10
151 Kişi
·
305
Okunma
·
15
Beğeni
·
632
Gösterim
Adı:
Tara Westover
Unvan:
Tarihçi
Doğum:
Clifton, Idaho, ABD, 1986
Erkekler zora düşmüş, kafası durmuş bir kadını kurtarma fikrine zaten bayılır. Tek yapmam gereken kenara çekilmek ve kahramanı oynama fırsatını ona vermekti!
Ben geleceğim annelikti, onunkiyse babalık. Kulağa benzer gelseler de, aslında değillerdi. Biri karar verici olmak demekti. Yönetmek. Aileye düzen vermek. Diğeri ise düzen verilen kişi olmak.
Ayağa kalktım, banyo kapısını sessizce kilitledim, aynadaki bileğini tutan kıza baktım. Bakışları donuktu, yanaklarından damlalar süzülüyordu. Nefret ettim ondan zayıf olduğu için, kırılacak bir kalbi olduğu için.
Benim için asıl önemli olan sevgi ya da dostluk değil, kendime inandırıcı yalan söyleyebilme yeteneğimdi; güçlü olduğuma inanabilmemdi.
Olmasını istediğim haliyle babamdı. Hasreti çekilen bir koruyucu, hayal mahsulü bir şampiyon; beni fırtınanın içine savurmayacak ve incindiğim zaman iyileştirecek bir şampiyon.
363 syf.
·9 günde·10/10
Tara Westover, İngiltere'de Mormon bir ailenin yedi çocuğundan biriydi. Belli bir yaşa kadar doğum belgesi olmadı. Okul kaydı yoktu. Babası ile beraber hurdalıkta ağır işlerde çalıştı. Forklift kullandı. Babasının kıyamet yakındır düşüncesi ile sürekli yiyecek istiflediği ve her gün bugün son günmüş gibi stok yapan bir ailede büyüdü. Dışarıdaki dünya kiliseden ibarettti. 16 yaşına kadar resimli Fen Bilgisi ve Matematik kitabı dışında hiç eğitim alanı bilgisi yoktu. Tara, 16 yaşında bilgiye duyduğu açlıkla okumaya karar verir. Kendi çabası ile sınava hazırlanır ve BYU'yu kazanır. Babasının anlattığı kıyamet kehanetleri dışında ilk kez tarih,coğrafya,cebir görmeye başlar. Ailesi ile eğitimi arasında seçimlere zorlanır ve bilginin açlığı galip gelerek önce Cambridge'e sonrasında Harvard'da okumaya hak kazanır.
Talebe, gerçek bir yaşamın hikayesidir. Kendi ailesi ile savaşını, eğitim için, öğrenmek için, büyümek için verdiği hayat mücadelesini anlatır. Seçimlere zorlanır, aileden reddedilir, dayak yer, çeşitli sıfatlar yakıştırılır.
Ama Tara, 16 yaşından sonra yakaladığı eğitim fırsatını seçer. Ders niteliğinde bir yaşam hikayesi ve şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitap..
363 syf.
·Puan vermedi
Herkese yeni bir kitap yorumundan daha merhaba..
Talebenin arka kapak tanıtım yazısında Barack Obama'nın, "olağanüstü,muhteşem" yorumlarını görüp gaza gelerek almış olsam da,bayıldım bayıldım bayıldım ötesi bi kitap oldu benim için..
Köktendinci bir ailede,Mormonizm'e bağlı,devletin sürekli kendisine komplo kurduğunu düşünen ve bu yüzden çocuklarının çoğunu nüfusa kaydettirmemiş,aşılarını yaptırmamış,en ciddi yaralanmalarda bile hastaneye götürmeyip annenin bitkilerle bi şekilde tedavi edeceğine inanan;"herşeyi yaşamamı Tanrı istedi" inanışına sıkı sıkıya sarılmış psikolojik sorunlu bir baba;şiddete kendini teslim etmiş bir abi,babasının kaskatı kurallarına boyun eğmiş kardeşler ve babasının her yaptığına sessiz kalan bir anneyle hiç okul eğitimi almadan,evde eğitim adı altında sadece kutsal kitapları okuyarak 16 yaşına kadar hayatı sorgulamadan yaşayan Tara'nın gerçek hayat hikayesinin anlatıldığı ciddi anlamda takdire şayan bir kitap olmuş..
Tara aslında baştan beri kabuğunu kırmaya çalışan,sorgulayarak yaşayan bi kız olsa da sadece ruj sürdüğü ve yaz sıcağında tişört kolunu kıvırıp serinlemeye çalıştığı için için ailede orospu ilan edilebilen,ciddi rahatsızlıklar yaşayan aile bireyleri arasındaki yapayalnız kalmış bir çocuk olarak çıkıyor karşımıza ve sayfalar ilerledikçe Tara'nın azimle ve çabalayarak ilk önce bölgedeki bir üniversiteye, ordan da Harvard'a uzanan hikayesini okudukça hem bunu başarabildiği için hem de o aileden çıkıp kendini aydınlığa, bilgiye attığı için ayakta alkışlamak istiyorsunuz..
Her kitaba bunu söylemek bazen mümkün olmayabiliyor ama mutlaka ama mutlaka okunup Tara'nın tanınması gerektiğini düşünüyorum.. Malala nasıl bir kahramansa Tara da öyle bir kahraman..tanıyın onu..
363 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı okurken belli bir yere kadar bunun bir özyaşam öyküsü olduğunu anla(ya)madım. Sonra soyadı isim derken bir anda hikayenin içinde savrulmaya başladım. (Kitapların arka kapak yorumlarını okumak çok adetim değildir. Ama okusaymışım zaten hemen oracıkta varmış bu detay Neyse. Kitaba gelecek olursak...). Valla son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Yazım dilinin duruluğu, olayları bire bin katmadan ve şatafatlı bir dil kullanmadan doğrudan ve nötr diyebileceğim bir dille aktarıyor oluşu, akılcılık seviyesinden kopmayan, duygusal çalkantılar ile boğuşulmayan ama bir o kadar duygu durumunu etkin bir biçimde aktarabilen bir anlatımın kitabın başından sonuna gidiyor oluşu ve bundan sapmanın olmaması çok etkileyici. Ne demek istediğimi anlatabildim mi bilmiyorum aslında... Ama bu kitabı okuyanlar demek istediğimi anlayacaktır sanıyorum ki. Yani son sayfaya geldiğimde o cümleleri okuduğumda gerçekten hani daha nasıl vurucu bir son cümle olabilir ki derken buldum kendimi. Yeniliğe ve öğrenmeye karşı yeni bir bakış açısı. Herkes okumalı. Okuyun okutun dostlarım. Kitaplarla kalın!
363 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Kitabın içinde kelimelerden fazlasını buldum. Ruhuma ve kalbime dokundu. Bu durumla her zaman karşılaşmam. Sonu iyi biten her şey belki gerçektende iyidir. Okumanızı tavsiye ederim.
363 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Uzun bir aradan sonra okuduğum en ilginç kitaplar arasında yerini aldı. Talebe 'talep eden' anlamındadır. Biz genelde şunu deriz eğitim konusunda :almak isteyen talep eden alır. Tara da hayatında hep bir şeyleri talep eden biriydi benim açımdan.
Başlangıçta okurken biraz sıkıldığımı söyleyebilirim fakat daha sonra Tara'nın gerçek yaşantısı ile zihnindeki canlandırdığı olaylar beni biraz daha dikkatli okumam konusunda uyardı. Yaşam öyküsü okumayı sevenler ve sonrasında ne oldu diye düşünerek kitaba koşmak isteyenler için tavsiye niteliğinde bir kitap iyi okumalar dilerim.
363 syf.
·6 günde·10/10
Hiç elimden bırakmak istemedim. Hatta son 200 sayfayı soluksuz okudum....
Özellikle konusu ve aile içi yaşananlar.... Aslında çok da uzak değil bize....
kitapta da vurgulanan "vazgeçmemek" ve "aile ile hayatın arasında seçim yapmak" duyguları...zor bir süreç...
Özellikle dini açıdan eğitilmiş ama burada kast ettiğim zorla dini eğitim... Çocuğun seçim yapması ve bu yükü taşıması...
Sevgili yazar #tarawestover büyük bir şeyi başarmış...
tabi etkisi sonsuz...çünkü küçüklükten öğretilen "öğrenilmiş çaresizlik" durumunu ileri yaşlarda atlatmak zor.
Çokda anlatmak istemiyorum çünkü okuyun istiyorum.
363 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Okurken akıcı bir dizi izliyormuş gibi hissettim. Kitabı elimden bırakamadım bile. Eğitim ile ilgili okuduğum her satırda şuanki konumum için şükrettim. Ve ne olursa olsun azmeden birinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmadığını bir kez daha gördüm. Okuyun, okutturun.
363 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Sıradışı, çok etkileyici, sarsıcı bir otobiyografi kitabı, Talebe (Educated).
Mormon bir ailenin 7. ve en küçük çocuğu olarak 1986 yılında dünyaya gelen Tara Westover (kitabın yazarı), diğer yerleşimlerden uzak büyük bir arazideki çiftliklerinde yaşıyor. Doğum kayıtları yok, okul kayıtları yok, tıbbi kayıtları yok…
Hayatımızın akışı belli bir ölçüde doğduğunuz evde şekillenmesine rağmen, azimle nasıl da kaderimizi değiştirebileceğimizi anlatan gerçek bir hayat hikayesi. Küçük bir kız çocuğunun yaşadığı şiddet, aşırı baskıcı aile, din, cehalet, eğitim gibi konuların ele alındığı akıcı bir öykü. Dogmatik bir bakış açısı empoze edilen ailelerde birey olabilmenin zorluğuna ve kendi doğrularını bulabilmenin önemine tanık oluyoruz. İnançları fanatizm boyutuna ulaşmış Mormon bir ailenin hayatlarına misafir olurken, Mormonizm hakkında da bilgi sahibi oluyor ve daha derin araştırmak istiyoruz.
16 yaşına gelen Tara kendini eğitmeye karar veriyor, bilgiye duyduğu açlık onu Idaho’nun dağlarından çok uzaklara, okyanusların ötesine, bir kıtanın diğerine, “Harvard’dan Cambridge’e” taşıyor. Kendini inşanın bir öyküsü bu kitap, New York Times Besteller- 2018’in En İyi 10 Kitabı arasında seçilmiş.
Kitap bizi hafıza konusunda da epey düşündürüyor. Artık anıların güvenilir kaynaklar olmadığını, zaman içinde hepsinin değiştiğini, eklediğimiz, çıkardığımız bölümlerle gerçeklerden uzaklaşmaya başladığını biliyoruz. Öyle ki görgü tanıklarının ifadelerinin güvenilir olmadığını savunanlar var. Bir de yaşadığımız olayları, önceki anı ve tecrübelerimiz ile harmanlayarak algılıyoruz.

Kitap bittikten sonra zihne yerleşen bir çok soru..
Doğduğun ev gerçekten kaderin midir?Tamamen farklı bir yol çizebilir miyiz? Yaşadığımız olayları tartarken hafızamıza ne kadar güvenebiliriz?
Onay almadan, gerçek bir anı yazısı yazarak, bir ailenin en derin sırlarını tüm dünyayla paylaşmak etik midir?
Etik değilse kimse kötü anılarını yazmamalı mı? Etikse, hakkında yazılanlar kendini savunamamalı mı?
Sevdiklerimiz için kendimizden ne kadar ödün verebiliriz?
Büyüyebilmek için onlara ne kadar ihanet edebiliriz?
363 syf.
·3 günde·Puan vermedi
NOT: (MORMON NEDİR?)
Mormonlar’ın tarihi 1820’lere dayanır. Amerika’da Joseph Smith (1805 – 1844) tarafından başlamış olan bir dini hareket ya da tarikattır.

Bu kitabı öncelikle öğretmen arkadaşlarım, anne-babalar hatta herkes okumalı bence. Sıradışı, etkileyici, sarsıcı bir otobiyografi kitabı. Mormon bir ailenin 7. ve en küçük çocuğu Tara bize kendi hikayesini yaşatarak aktarıyor. Doğum kaydı, okul kaydı, tıbbi kaydı vs. bulunmayan bir kız çocuğu Tara. Doğduğun yer kaderindir sözünü kendi azmiyle değiştiren bir başarı hikayesi. Tara'nın yaşadığı şiddet, aşırı baskı, din, cehalet anlatılıyor. İnançları fanatizm boyutunda yaşayan Mormon bir babanın çocuklarına ve eşine neler yaşattığına şahit oluyoruz. 16 yaşına gelen Tara kendini eğitmeye karar veriyor ve bu karar onun tüm hayatını değiştiriyor. Harvard'dan Cambridge'e uzanan bir hayat yolculuğu. Kesinlikle okuduğunuza pişman olmayacağız harika bir kitap. Kaderini değiştiren bir kız çocuğunun başarısı, azmin gücüne inanmaya devam etmemizi sağlıyor.

Ayrıca kitap New York Times Besteller 2018'in en iyi 10 kitabı arasında.

|Keyifli okumalar.
363 syf.
·Beğendi·10/10
Yazar çocukluğunun travmatik anılarını, okuyucuyu travmatize etmeden aktarmayı kusursuz bir şekilde başarmış. Acıyı pornografik hale getirmemiş. Canımızı acıtmamış. Sürükleyici hikayesiyle ona ve ona olanlara yukardan bakmamızı ve onu anlamamızı sağlayan bir dil kullanmış. Çok çok beğendim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tara Westover
Unvan:
Tarihçi
Doğum:
Clifton, Idaho, ABD, 1986

Yazar istatistikleri

  • 15 okur beğendi.
  • 305 okur okudu.
  • 37 okur okuyor.
  • 266 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.