Bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza,hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden meydana çıkıyordu biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyordu.
o zaman bütün tereddütler hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için her şey çiğneyip birbirine koşuyordu.
Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan bir insanın vücudu birden bire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? fakat bu hep böyle değil midir,bir çok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz ?
ben de o zamana kadar ki hayatımın boşluğunu, gayesizliğini sırf böyle bir insandan mahrum oluşumda bulmaya başlamıştım.