"Dış dünyada bir hayatım yoktu, ben de hepsini kafamın içinde kurdum. Kendi kendime maceralar icat ettim, sadece bir nebze de olsa yaşadığımı hissedebilmek için."
Kolay zanaat değildir uyumak: bunun için gün boyunca uyanık kalmak gerekir.
Günde on kez yenmelisin kendini: bu iyi bir yorgunluk verir ve ruhuna afyon gibi gelir.
Günde on kez yeniden barışmalısın kendinle, çünkü kendini yenmek burukluk yaratır ve kötü uyur barışık olmayan.
On hakikat bulmalısın günde: yoksa gece de ararsın hakikati ve aç kalır ruhun.
Günde on kez gülmelisin ve neşeli olmalısın: yoksa gece rahatsız eder seni miden, bu dert küpü.
Çok az kimse bilir bunu: ama iyi uyumak için bütün erdemlere sahip olmalı. Yalancı şahit mi olacağım? Zina mı işleyeceğim?
Komşunun hizmetçisiyle nefsimi mi körelteceğim? Tüm bunlar uyuşmaz iyi bir uykuyla.
Ve insan tüm erdemlere sahip olsa bile bir şeyi çok iyi bil-meli: erdemleri bile zamanı gelince uykuya göndermeli.
Girmesinler diye birbirlerine bu nazik hanımcıklar! Üstelik senin yüzünden, ey biçare insan!
Barış tanrıyla ve komşunla: bunu gerektirir iyi uyku. Barış komşunun şeytanıyla da! Yoksa geceleyin dolaşır senin odanda.
Saygı duy otoriteye ve itaat et, hatta kör topal otoriteye bile!
Bunu gerektirir iyi uyku. Ne gelir ki elimden, iktidar topal bacaklarla gezinmekten hoşlanıyorsa...
Çağrılmak istemez uyku, o erdemlerin efendisi!
Aksine, gün boyunca yaptıklarımı ve düşündüklerimi aklımdan geçiririm. Geviş getirircesine sorarım kendime, bir inek gibi sabırla: bugün nasıl yendin on kez kendini?
Neydi yüreğine iyi gelen on barışman, on hakikatin ve on kahkahan?
Böyle kırk düşünceyi tartıp biçerken, ansızın çöker üstüme uyku, o çağrılmayan, o erdemlerin efendisi.
Uyku tıklatır gözümü: ağırlaşır gözüm. Uyku dokunur ağzıma: aralık kalır ağzım.
Nedir ağır olan?.
Kibrini kırmak için alçalmak değil midir?
Kendi bilgeliğiyle alay etmek için kendi budalalığını açığa vurmak değil midir?
Yoksa...hakikat uğruna gönlünü aç bırakmak mı?
Yoksa...ne istediğini asla duymayan sağırları dost edinmek midir?
Yoksa...bizi aşağılayanları sevmek mi?