'' Gerçekten bucak bucak kaçıyorum. '' diyordu. "Birini sıkıntıda görünce çocuk gibi ortadan kaybolmak istiyorum. Korkaklıktan değil kendimi onun yerine koymaktan... Her zaman gerekenin tersini yapıyorum, çocuklar gibi. Kitaplarla, yani bir çeşit masal dünyası ile hayatı karıştırıyorum eskisi gibi. Galiba gittikçe düzeltilemez oluyorum bu konuda. Masalın nerede bittiğini hayatın nerede başladığını fark edemiyorum. "
' Başkalarının giderken arkalarında bıraktıkları ile nasıl bir farkı olduğunu anlatabileceğim bir söz bulsaydın bana. Şimdi, bunu içimde taşımanın acısından başka bir şey düşünemiyorum. Seni tanıdıkça bu acı artıyor.'
'Belki anlar : insan bu, bilinmez. Sen gene de dikkat et; her 'şey'i ayrıntılı anlatma o kadar. Bütün 'şey' ayrıntılarda değil midir zaten? Ayrıntılarda ele vermez mi insan kendini?