Münevver bir insan olmak için; din, tarih ve edebiyat üzerinde ciddi ilim ve irfan sahibi olmak gerekir. Bu gaye ile gönül atlımızın varacağı son akşam güneşine kadar...
Kapalı havayı sevmem, fakat yağmura bayılırım. Yağmurda yürümek ve hatta ıslanmak bana zevk verir. Sonradan gördüğüm bir hadiste dualarım mutlaka kabul olduğu beş eşref saatten birinin de, yağmur yağdığı zamanlar olduğunu öğrenince, bu huyumdan memnun olmuşumdur.
Güneşin memevişli kızılıklarını seyrederken hayallere dalar giderim. Oradan sonsuz bir denize bakmak, masmavi bir atlasın ufukta bir yay gibi nihayetlenişini seyretmek karakterimde derin çizgiler husûle getirmiştir. Tavavvufta engin denizler veya uçsuz bucaksız çöllerin remz olarak seçilmesi sebepsiz değilmiş.
Evden çarşıya inerken veya çarşıdan eve dönerken bir yaşlı zatın yanından geçip gidilmezdi. Arkasına takılır ve o müsaade edip:
"- geç oğlum ben yavaş yürüyorum!.." demedikçe önüne geçilmezdi.