"Başkaları için de tanımlar istiyorlar sizden. Başkalarının işine karıştırıyorlar sizi zorla. Başkalarının da size karışması için yolu açıyorsunuz böylece. Bugün neden düşüncelisin? diyorlar. Düşüncelerinizin içine kadar sokuluyorlar."
"Tanımlar istiyorlar sizden: sonradan aynı tanımlarla canınıza okumak için. Tanımlarınız yoksa, bu sefer konuşturmuyorlar sizi. Tanımlar veremeyen insan saçmalar, diyorlar. Saçmalarla uğraşmayız. Kimseye saçmalama hürriyeti veremeyiz. Mantıksızlık hürriyeti veremeyiz. Tanımları verince de herkes, daha önce kendisi için kazılmış çukura düşüyor."
"Herkesin başına bir sorgu yargıcı dikiyorlar: neden bu sözü söylediniz? Öyle istedi canım. Olmaz. Bir sebep bulmalısınız. Mantık denen bir zehir aşılamışlar. Nedenini bulmak sorumluluğunu duyuyorsunuz. Canın cehenneme diyemiyorsunuz. Hürriyet, gerçek hürriyet kalkıyor ortadan."
"Bu 'diyenler' olmasa, belki bir şeyler yapabilirdim. Kulaklarımda sürekli uğultu yapan bu sesler, bu 'diyenler' beni dermansız bırakıyor. Sözümü bitirmeme fırsat vermiyorlar."