Henüz on yaşında bir çocuktum, dedi. Bir gün elimdeki bardakla güneşin ışığını yakalamak istedim, düştüm, elim kesildi, dayak yedim! Sonra evin avlusuna çıktım, güneş orada bir su birikintisinin üstünde dolaşıyordu. Işığı tutmak için suyu çiğneyimeye başladım, yine dayak attılar, çünkü üstümü başımı çamur içinde bırakmıştım.
O zaman güneşe dönerek bağırdım: "Koca kızıl ateşin yakmadı. Hiçbir acı duymadım..." dilimi çıkararak onunla alay ettim. Bununla avunuyorum.