Faruk ABAYLI

Ah bir bilse insan neye varacak bugünkü işin sonu! Ama bitecek nasıl olsa bugün, bitince de bilinecek sonu!
Sayfa 107 - Brutus·Kitabı okudu
Reklam
Bu bir haber, ötelerden bir haber: Ne kötüye benziyor, ne iyiye. Kötü olsa, Ne diye böylesine umut versin bana,
Sayfa 13 - Machbet·Kitabı okudu
Ancak hiçbir çağın hiçbir şehrinde, o zarif “hiçbir şey yapmama sanatı” böylesine bir mükemmelliğe ulaştırılmamıştır. Atinalılar son derece sosyal bir halktır. Herkes birbirini tanır. Bir hatibin dediği gibi, “Bu şehirde bir adamın düzenbaz ya da namuslu olması, herkesin haberi olmadan mümkün değildir.” Çok az adam tek başına uzun süre yürür; eğer kendi kendilerine yürümeye devam ederlerse, “mizantropistler” olarak hor görülürler.
Sayfa 31 - Agora Şehri·Kitabı okudu
Ben ki öldürdüm nice soylu oğullarını senin. Demirden bir yürek varmış göğsünde. Haydi gel, otur üstüne su iskemlenin, bırak uyusun bağrımızda acılar. Ne yapalım yasımız çok büyükse, ne çıkar yürek donduran iniltilerden! Talihsiz ölümlülere tanrılar şu kaderi dokudu: Yaşayacak insanlar acı içinde. Ama ölümsüzlerin hiçbir kaygısı yok. İki tane küp durur Zeus’un eşiğinde, biri kötü, biri iyi bağışlarla dolu. Zeus karıştırır bunları, sunar ölümlülere, iyisinden de kötüsünden de pay alır insanoğlu.
Sayfa 538 - Akhilleus·Kitabı okudu
Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında sen orada olursun.
Sayfa 184 - Granger·Kitabı okudu
Reklam