Geri Bildirim
Adı:
Julius Caesar
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
118
ISBN:
9789944880220
Orijinal adı:
The Tragedy of Julius Caesar
Çeviri:
Sabahattin Eyüboğlu
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Julius Caesar

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren bu efsanevi yazar ilk kez 1599 sonlarında sahnelenen ve Roma İmparatorluğu’na odaklanan ilk oyunu olan Julius Caesar’da ise, bir kez daha kişi ve toplumunun ortak yazgısına ışık düşürmüştür.

Sabahattin Eyüboğlu (1909-1973); Hasan Âli Yücel’in kurduğu Tercüme Bürosu’nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da “imece” birlikteliğiyle yaptığı çeviriler, Hayyam’dan Montaigne’e, Platon’dan Shakespeare’e hep, dünya kültürünün doruk adlarındandı.
"Olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu!" deyip,büyük bir çoğunluğun bilincine farkında olmasalar da bu sözü yerleştiren Shakespeare, sadece yazmakla kalmamış aynı zamanda davası haline getirmiş bu sözün gerçekliğini.Öldükten sonra ölümsüzleşenlerin arasına yazdırmış adını.
Julius Caesar, Shakespeare'nin sahnelenen çok güzel bir tiyatro eseri. O dönemlerde okunması için değil sahnede oynanması için eserler yazılıyormuş. Tiyatrocuların ezberlerinin iyi olması gerekiyormuş çünkü prova çoğu zaman hiç yapılmıyormuş yapılsa bile bir iki kez prova yapma imkanları oluyormuş. Tiyatrocular hepsi erkekmiş ve kadın rolleri en geç olan tiyatro oyuncularına veriliyormuş. Sahne dekorları olmadığı için bunu sözlü hayali betimlemelerle canlandırıyorlarmış. Eser, tarihte bilinen en ünlü suikasti konu alıyor. Ama okurken okuyucuya verdiği mesajlar var. Sezar ve Brütüs, çok iyi dostlar ve herkes Sezar'ı öldürmeye teşebbüs ettiğinde o Sen de mi Brütüs derken dostun hançerinin çok acı olduğunu son sözleriyle anlatıyor. Sevdiğimiz insanların bir sözü bizi yaralarken gerçeğin soğuk yüzüyle acının en dibinde karşılaşırız. Shakespeare, Brütüs'ün Roma için bu suikasti yaptığını ima etse de yapılan doğru değildir. Brütüs' e suç bulmak doğru değil, etrafındaki dost bildiklerinin dolduruşuna geldiği görülüyor. İnsanların sizden övgüyle söz etmelerine aldırış etmeyin çünkü Shakespeare kitapta anlattığı gibi önce Sezar'dan yana olan halk, sonra Brütüs'e sensin bizin Sezarımız diyor, daha sonra da Brütüs'e düşman olan Antonius'a sen diyorsan doğrudur diyor. İnsanların fikri ne çabuk değişiyor... Okumanızı tavsiye ederim

Benzer kitaplar

Çok farklı bir eser. Caesar'a değil de Brutus'e olan bakış açımızı değiştirecek tarzda. Aslında okuması çok keyifli demeti de çok isterdim lakin diş hastanesine gittim. Beklerken falan okudum.
Sizce aşk acısı mı daha beter yoksa diş ağrısı mı?
1599 yılında Shakespeare tarafından oynanan 1623'de de kitabı basılan bu eserde başrol gerçekten de Sezar yerine Brutus'e ve yoldaşları; Cassius, Casca, Trebonius, Caius Ligarius, Cinna, Decius Brutus ve Metellus Cimber'e verilmiş.
Kitabımızda giriş sonrası Shakespeare kendini hissettiriyor ve özlü sözlerini başta Sezar olmak üzere kahramanlara söyletiyor.
Kendinize çok iyi bakın, başka bir kitapta görüşmek dileğiyle iyi günler..
Kraldan çok kralcıların, icraattan çok şakşakçıların olduğu her ülkede bir Caesar gider bir Caesar gelir. Birbirlerinin kuyusunu kazanlar o kuyularda boğulur da, sürüdekiler çobanların kavgasını izlerken hangi çobanın peşinde nerelere sürüklendiğini göremez. Her dönemde sık sık karşılaştığımız bu acı manzarayı, Shakespeare'in usta kaleminden okuyoruz Julius Caesar'da. Altı çizilecek birçok cümle buldum ben, kendi meşrebimce. Tavsiyemdir. =)
Dili o kadar hoş ki Shakespeare'in bitsin istemiyor insan kitap.
Bilmeyenin olmadığını düşündüğüm efsane demeçleri barındıran (bkz. Sen de mi Brutus) efsane bir eser.
En sevdiğim yanı karakterlerin mutlak iyi ya da mutlak kötü olmaması, her konuşmanın ardından taraf değiştirebiliyor okuyucu. (Yine de Caesar'ın tarafındayım ağırlıkla :))
Hiç tiyatro okumamışlar için güzel bir başlangıç, tiyatro sevmeyenler için yeni bir bakış açısı olabilir.
Dili o kadar güzel ki zorlanmadan okutuyor kendini. Tarafsız anlatım, ruh durumlarını yansıtış. Tüm sahneler canlandı gözümde. O kadar çok yerin altını çizdim ki. Harika bir oyun.
Kitabın ismine bakarak Sezar'ın hayatını anlattığını düşünüp almıştım. Aynı durumda olan varsa bilsinler ki kitap sadece Sezar suikastından en başında bahsediyor, sonrası tamamen Marcus Antonius ve Brutüs arasında geçen olayları anlatıyor. Sezar ile ilgili bir tiyatro okumak isteyenler Bernard Shaw'ın Sezar ile Kleopatra oyununu okuyabilirler.
insanlardaki ırkçılığı uyandırmak için savaş davullarını çalan bir liderden uzak olun çünkü şuphesiz ırkçılık iki ucu keskin bir kılıć. Hem insanda deli cesareti verir hemde aklı daraltır.ve savaş davulların sesi azaldığı zaman,lider vatandaşlarının haklarını kısıtlamak ihtiyacı duymaz. Çünkü korkuyla vurulan ve milliyetçilikle körleşen vatandaşlar büyük bir memnuniyetle haklarını lidere teslim ederler bunu
nasıl mı biliyorum ? Biliyorum, çünkü bunu yaptı.ve ben sezarım!
Shakespeare okumanın bir farklılık olduğunu düşünüyorum ve bu düşüncemi ispatlayacak eserlerden biridir Julıus Caesar...
Shakespeare'in kendine has şiirsel dilinin tarih sahnesiyle yoğrulmasının güzel bir katını olan bu eser, konu bakımıyla okura kitaba başlamadan önce bir merak kitap bittikten sonra bile devam eden bir gizem bırakıyor. Eser bittikten sonra Cevza Sevgen'in önsözünü es geçmeden okumanızı tavsiye ederim. Keyifli Okumalar...
Güç, sadakat, inanç ve onur gibi temalarının işlendiği, ve ortaya da mükemmel bir trajedi koyan Shakespeare başyapıtlarından. Eserde Sezar'ın artan gücünden korkan bazı senatör ve halkın tepkisi, bununla gelişen Sezar suikasti, ve Brütüs'ün suçlu mu yoksa masum mu sorusuna yanıt vermekte zorlanacağınız bir duruma sokan olaylar zinciri var. Ayrıca önemi pekte bilinmesede şair Cinna katliamı parçadaki en büyük sembol yada işaretlerden biri.
Ey akıl! Herhalde, insanları bırakıp hayvanlara kaçtın sen, duygu diye bir şey de kalmadı insanoğlunda.
William Shakespeare
Sayfa 83 - Kitapzamanı
“Dostluk sıcaktan soğuğa böyle geçer işte.
Dikkat et, hep böyle olur, Lucilius.
Sevgi tükenip bezginliğe yüz tuttu mu,
Zoraki nezaket gösterileri başlar.
Açık yürekli, candan bağlı bir insan gösteriş yapmaz.”
Dilenciler ölürken kuyruklu yıldız görünmez. Ancak gökler parıldar bir prens öldüğünde.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Julius Caesar
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
118
ISBN:
9789944880220
Orijinal adı:
The Tragedy of Julius Caesar
Çeviri:
Sabahattin Eyüboğlu
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Julius Caesar

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren bu efsanevi yazar ilk kez 1599 sonlarında sahnelenen ve Roma İmparatorluğu’na odaklanan ilk oyunu olan Julius Caesar’da ise, bir kez daha kişi ve toplumunun ortak yazgısına ışık düşürmüştür.

Sabahattin Eyüboğlu (1909-1973); Hasan Âli Yücel’in kurduğu Tercüme Bürosu’nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da “imece” birlikteliğiyle yaptığı çeviriler, Hayyam’dan Montaigne’e, Platon’dan Shakespeare’e hep, dünya kültürünün doruk adlarındandı.

Kitabı okuyanlar 236 okur

  • Ayse K
  • Deep Down
  • Ilknur Binici
  • Lehaveri
  • Özgür Coşkun
  • Turgay Bağan
  • JaRoMiL
  • SihirliFlut
  • Ayşegül Şimşek
  • Sadık Kocak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%2.9
18-24 Yaş
%33.8
25-34 Yaş
%33.8
35-44 Yaş
%15.4
45-54 Yaş
%5.9
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%4.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.3
Erkek
%48.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.5 (27)
9
%22.2 (16)
8
%27.8 (20)
7
%9.7 (7)
6
%2.8 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0