Julius Caesar Sen de mi Brutus ?

8,9/10  (24 Oy) · 
83 okunma  · 
13 beğeni  · 
1.386 gösterim
Julius Caesar siyasal bir tragedya olarak tanımlanabilir. Oyuna Julius Caesar'ın adı verilmesine rağmen, aslında Brütüs'ün tragedyasıdır bu.
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2006
  • Sayfa Sayısı:
    158
  • ISBN:
    9751408820
  • Orijinal Adı:
    Julius Caesar
  • Çeviri:
    Bülent Bozkurt
  • Yayınevi:
    Remzi Kitapevi
  • Kitabın Türü:
Sergen Özen 
 09 Haz 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Brutus ve beraberindekiler Roma'nın özgürlüğü için Kralı (Caesar) suikast plânları, tartışmacı anlatımla, zekice dile getirilen diyaloglar, sonlarda meydana gelen savaş, eserin başlıca konusunu oluşturur.
Brutus'un tek düşüncesi özgürlük.
Bu uğurda Kralın en sevdiği kişi bile olsa yapacağı şey belli: Suikast.
(Kral öldükten sonra)
Brutus, Kralın yapmış olduğu haksızlıklar, halkı sefil durumuna düşürmesini vatandaşlara anlatır ve halk Brutus'un cesaretini, düşüncelerini tebrik eder, ona inanırlar. Kralın yardımcısı olan Antounis, Brutus'un söylediklerinin zıddını söyler. "Kral sizlere servet bırakıyor, fakirlere ikram ediyor, fakat Brutus erdemli ve güçlü bir kişidir." Bu şekilde Halka serzenişte ve teşvikte bulunan Antonius'un cümlelerinde üstü kapalı, dolaylı anlatım, zekice verilmiş yanıtlar vardır ve halk bu sefer inancını Antonius'tan yana kullanır. Yani Mutlak iyi veya kötü yok kitapta. Halkın her iki kişiye de inanması, yani özgür olup olmadıklarının bilincinde olamayışları dikkatimi çeken noktaydı; dolayısıyla Caesar'dan yana olmadım dersem yanılmış olurum:) Fakat düşündüğünüz zaman bugün bile özgürlüğün ne demek olduğunu bilemeyen insanlar var. Günde 2 dolara tok karnına çalışan siyahi insan özgür olduğunu düşünüyor mudur? Belki de buraya parmak basılmış olabilir. Farkındalık hayatın her safhasında önemlidir. Kitapta müthiş bir üslup havası olduğunu sezebiliyorsunuz. Kitabın yazılış tarihi 1600'lü yıllar, aradaki 400 küsür sene kitabın bugünlere ulaşmasını engelleyemiyor. Büyük ruhlara mahsus; ruhtaki o dalgalanmaların mahsulü olsa gerek. Yüzyıllar önce yazılmış eser bugüne ulaşıp okuyana haz veriyor, şaşılası değil; Meselâ Fuzûlî Divan'ını 5 asır önce yazdı ama şiirlerinde kelimelerle dans var, şakır şakır, okurken keyifleniyorsunuz. Bu tür yazarlar yüzyıllar geçmesine rağmen hâlâ bugüne hitap edebiliyor, son sayfaya geldiğinizde onların büyük ruhunu ve arayışlarının doğurduğu sonuçları görebiliyorsunuz.

Freddy Riedenschneider 
08 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Benim Roma İmparatorluğuna karşı hususi bir hayranlığım var. Hukuk sistemleri, dönemine göre teknolojileri, mimarisi, edebiyatı ile tekâmül etmiş bir medeniyet. Roma’dan sonra gelen bütün devletler Roma olmaya çalışmıştır diye meşhur da bir laf var. Bence doğru.
Montesquieu Jül Sezar için “Tarihin herhangi bir döneminde herhangi bir coğrafyada dünyaya gelmiş olsaydı, orada iktidarı ele geçirirdi.” diyor. Gerçekten bana göre de dünya tarihinin en etkili şahsiyeti Sezardır. Roma İmparatorluğuna en güçlü dönemini yaşatmış askeri ve siyasi bir dahi olmasının yanı sıra çok iyi bir belagat ustası ve hatip. Muhteris kişiliği, kirli ilişkileri, iktidarı elde etmek adına bütün ulvi mefhumları ayaklar altına alması ve acımasız siyasi ve askeri hamleleri onu tarihin en önemli siyasi figürlerinden birisi haline getirmiş. Sadece siyasi tarih açısından değil günümüzde de etkileri hala var. Günlük dilde kullandığımız bazı kelimelerin ismin Sezar’la bir şekilde bağlantısı mevcut.
Kitap hakkında konuşmadan önce olaya taalluk eden birkaç bilgi vereyim. Sezar M.Ö. 44 yılının 15 Martında senatoda bir grup senatör tarafından 35 bıçak darbesi ile öldürülmüş. Suikastı tertip edenler Cato, Cassius, Cicero ve manavi oğlu Brütüsün de aralarında bulunduğu “optimates” grubu. Optimates denilen Romalı soylu ailelerin teşekkül ettirdiği bu grup Sezar’ın tanzim ettiği kanunların kendi aleyhlerine işleyeceğini görerek bu komployu tertip etmişler. Zaten Romanın kuruluşundan itibaren iktidarı elinde bulunduran bu grup Sezarın iktidara gelmesi ile birlikte ağır güç kaybına uğramış. Bu açıdan bakıldığında Sezar’ın devrimci bir tarafı da mevcut. Sezar’ın iktidara gelmesi ile birlikte pleblerin gücünün artması ve halkın iktidara daha fazla ortak olması onların derin sevgisini kazanmasına neden olmuş. Yani aslında olay Sezar’ın istibdadından bıkan cumhuriyetçi ve hürriyet aşığı bir grubun kalkışması değil tamamen iktidar üzerine bir savaş.
Kitap bu olay hakkında yazılmış bir trajedi. Shakespeare’in Roma döneminde vuku bulan üç eserinden birisi. Diğerleri Antonius ve Kleopatra ve Cornelaus Faciası. Bu üç kitap arasında literatürde en çok atıf alan üzerinde en çok durulan kitap Julius Sezar. Birçok defa sahnelenmiş, birkaç defa sinemaya uyarlanmış ki bunlardan en meşhuru 1953 yapımı yönetmenliğini Monkiewicz’in yaptığı film.
Shakespeare’e inceleme yazmak elbette kolay bir iş değil. Kâmilen bir inceleme yazmak için evvela İngilizce okumak ve dahi İngilizcenin edebi sanatlarına vakıf olmak iktiza eder. Basit bir internet sitesinde benim gibi basit bir adamın yazdığı inceleme ancak benim idrakimin sınırları dâhilinde zuhur edecektir.
Bence Shakespeare’in bütün eserlerinde amacı bir tarihi olayı anlatmaktan ziyade o tarihi olayı obje olarak kullanarak beşeri duyguları tahlil etmek ve bunları mukayese ederek hangi duygunun galebe çalacağını tespit etmek. Bu açıdan eserlerinin tamamında sembolik anlatımlar olduğunu görüyoruz. Her karakter bir duyguyu ya da bir vakıayı temsil ediyor.
Kitabın ismi her ne kadar Julius Sezar olsa da daha ziyade Brutüs’ün penceresinden bir anlatım mevcut. Zaten üçüncü perdede Sezar öldürülüyor ve Brutüs ile baş başa kalıyoruz. Brutüs hürriyet cumhuriyet demokrasi gibi bir takım ulvi mesailin Sezar eliyle katledildiği iddiasında. Lakin Shakespeare’in de az önce bahsettiğim gibi aslında meselenin bu olmadığını bildiğinden olacak ben kitabın tamamında Brutüs’ün vicdan azabı içinde olduğuna kani oldum. İddialarına bu gibi ulvi mefhumlarla bir mesnet oluşturma çabasında. Zira Brutüs mütemadiyen bir vicdan azabı içerisinde olmasına karşın bu kavramları tekrar tekrar kullanıyor.
Kitaptaki diğer önemli karakterlerden birisi de Marcus Antonius. Marcus Antoniusun Sezar için sürekli üzüldüğüne şahit oluyoruz ama o da Sezar’ın cesedi başında meşhur tiradı ile bir anda iktidarı ele geçiriyor. Bu noktadan baktığımızda aslında Antonius da muhteris bir yapıda. Sezarın ölümünü kendi ikbali için kullanmaktan çekinmiyor. Cassius ise içi nefretle dolu olan ve tüm söylemleri öfkeden ibaret bir karakter. Her karakterde bir kavram ya da duygu ağır basıyor. Bunu alenen hissedebiliyorsunuz. Kitabın yazılmasındaki esas amaç olayı tahlil etmek değil de sanki bunlar gibi. Mesela Sezar’ın Hayaleti sürekli intikam peşinde ve Brutüs’e rahat vermiyor.Zaten Shakespeare’in birçok eserinde olduğu gibi Hayaletleri bir karakter olarak bu kitapta kullanması da buna delalet ediyor.
Eser bir tiyatro oyunu olarak yazıldığı için belki sadece okuyarak, verilmek istenilen hissi yakalayamayabiliriz. Tiyatroda kurgu olarak daha keyfli ve sürükleyici gözükebilir bilemiyorum. Ben kitabı okurken Roma döneminde retoriğe ne kadar önem verildiğini bildiğim için Shakespeare’in İngilizce tabir ile ornamental yazımından haz duydum. Bilhassa Marcus Antoniusun meşhur tiradı, diyaloglar belagat sanatını sevdiğim için zevkli geldi.
Belki kitabı okurken kafanıza balyoz inmiyor- zaten böyle bir şeye ne gerek varsa?- ama okuyun hiç olmadı sağda solda Shakespeare okuyorum diye artizlik yaparsınız.
Kitaptan bir de bölüm verelim:
Yaş varsa gözlerinizde, hazır olun dökmeye;
Bu şalı hep bilirsiniz; ben hiç unutmam
Onu Caesar'ın üstünde ilk gördüğüm günü;
Bir yaz akşamı çadırındaydık:
Nervius'un ordularını yendiği gün.
Bakın şurasından girmiş hançeri Cassius'un.
Şurasını ne hırsla yarmış Casca.
Şurasından o çok sevdiği Brutus bıçaklamış!
Geri çekerken de lanetlik hançerini
Bakın nasıl gelmiş ardından Caesar'ın kanı,
Kapılara fırlayıp anlamak ister gibi
Gerçekten Brutus mu değil mi diye
Böylesine hoyratça vuran.
Çünkü, biliyorsunuz, Brutus
Koruyucu meleğiydi Caesar'ın.
Tanrılar, siz söyleyin nasıl severdi onu!
Aldığı yaraların en acısı bu oldu.
Vurduğunu görünce Brutus'un,
Nankörlük, hiyanetin kollarından beter,
Yıktı bitirdi onu, yarıldı aslan yüreği,
Kapayıp meşlahıyla yüzünü koca Caesar
Düştü Pompeius heykelinin dibine,
Kanlarının oluk oluk aktığı yere.
Ah, o ne düşüştü o, yurttaşlar,
Ben, sen, hepimiz düştük onunla
Ve en kanlı hiyanet geçti başımıza.
Elbet ağlarsınız böyle, duyuyorum içimde
Yüreklerinizin nasıl yandığını.
Rahmet damlaları bu döktüğünüz yaşlar.
Duygulu yürekler, sizleri ağlatan
Yaralı meşlahını görmek mi oldu yalnız?
Bir de şuraya bakın! Bakın, işte kendisi
Delik deşik olmuş ihanet hançerleriyle.

Barış Burak BALCI 
25 Şub 20:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Kitabın ismine bakarak Sezar'ın hayatını anlattığını düşünüp almıştım. Aynı durumda olan varsa bilsinler ki kitap sadece Sezar suikastından en başında bahsediyor, sonrası tamamen Marcus Antonius ve Brutüs arasında geçen olayları anlatıyor. Sezar ile ilgili bir tiyatro okumak isteyenler Bernard Shaw'ın Sezar ile Kleopatra oyununu okuyabilirler.

Beyza 
09 Kas 2015 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Dili o kadar hoş ki Shakespeare'in bitsin istemiyor insan kitap.
Bilmeyenin olmadığını düşündüğüm efsane demeçleri barındıran (bkz. Sen de mi Brutus) efsane bir eser.
En sevdiğim yanı karakterlerin mutlak iyi ya da mutlak kötü olmaması, her konuşmanın ardından taraf değiştirebiliyor okuyucu. (Yine de Caesar'ın tarafındayım ağırlıkla :))
Hiç tiyatro okumamışlar için güzel bir başlangıç, tiyatro sevmeyenler için yeni bir bakış açısı olabilir.

. 
31 Mar 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Shakespeare okumanın bir farklılık olduğunu düşünüyorum ve bu düşüncemi ispatlayacak eserlerden biridir Julıus Caesar...
Shakespeare'in kendine has şiirsel dilinin tarih sahnesiyle yoğrulmasının güzel bir katını olan bu eser, konu bakımıyla okura kitaba başlamadan önce bir merak kitap bittikten sonra bile devam eden bir gizem bırakıyor. Eser bittikten sonra Cevza Sevgen'in önsözünü es geçmeden okumanızı tavsiye ederim. Keyifli Okumalar...

Kitaptan 17 Alıntı

“Dostluk sıcaktan soğuğa böyle geçer işte.
Dikkat et, hep böyle olur, Lucilius.
Sevgi tükenip bezginliğe yüz tuttu mu,
Zoraki nezaket gösterileri başlar.
Açık yürekli, candan bağlı bir insan gösteriş yapmaz.”

Julius Caesar, William ShakespeareJulius Caesar, William Shakespeare
Sergen Özen 
07 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Kim bilir kaçıncı uykusunda! Her neyse. Uyku bal damlasıdır, tadını çıkar. İnsanın kafasında dert tasa yoksa, ne hayalet rahatsız eder onu ne hayaller. Onun için böyle rahat uyuyabiliyorsun.

Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 46 - Kitapzamanı)Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 46 - Kitapzamanı)
İlayda G. 
01 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Her köle avcunun içinde taşır
Kendi köleliğinden kurtulma gücünü.

Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

-Brutus
Beni yanlış anlama, Classius:
Eğer yüzüm daha asık göründüyse sana,
Bu değişiklik yalnız kendi içimle ilgilidir.
Birkaç zamandır birbiriyle çatışan
Duygular, düşünceler içindeyim;
Kendi kendimle uğraşıyorum yalnız.
Bu yüzden görünüşüm değişmiş olabilir az çok,
Ama yakın dostlarım alınmamalı bundan,
Ki seni de onlar arasında biliyorum, Classius.
Ilgisizliğime başka anlam verme:
Zavallı Brutus kendi kendisiyle savaşıyor,
Başkalarına sevgisini gösteremiyor, de.

Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
İlayda G. 
02 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İnsan çabaları bir deniz gibi yükselir bir ara,
Sular alır götürür mutluluğa;
Bir kaçırdık mı o fırsatı, ömür yolculuğu
Sığlıklar, terslikler içinde bocalar.

Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 95 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 95 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Taştı yüreğin; git başka köşede ağla.
Yürek acısı ne de çabuk geçiveriyor
İnsandan insana. Yaşlandı hemen gözlerim
Görünce gözlerine dolan keder incilerini.

Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 64 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 64 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
. 
31 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Aşağıda olanların yükseklerdedir gözü;
Merdiven çıkanın yukarıya çevriktir yüzü;
Ama son basamağa ulaştı mı bir kez
Merdivene çevirir sırtını,bulutlara bakar,
Hor görüp birer birer basıp çıktığı basamakları.

Julius Caesar, William ShakespeareJulius Caesar, William Shakespeare
İlayda G. 
03 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aklım sevgimin buyruğundadır benim.

Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 45 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 45 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
wybie 
 11 Mar 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Julius Ceasar
Caesar:
-Sen de mi Brutus ? O zaman yıkıl Caesar !

Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 71 - Türkiye İş Bankası)Julius Caesar, William Shakespeare (Sayfa 71 - Türkiye İş Bankası)
2 /