Julius CaesarWilliam Shakespeare

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.079
Gösterim
Adı:
Julius Caesar
Sayfa sayısı:
158
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751408822
Kitabın türü:
Çeviri:
Bülent Bozkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitapevi
Baskılar:
Julius Caesar
Julius Caesar
Brutus ve beraberindekiler Roma'nın özgürlüğü için Kralı (Caesar) suikast plânları, tartışmacı anlatımla, zekice dile getirilen diyaloglar, sonlarda meydana gelen savaş, eserin başlıca konusunu oluşturur.
Brutus'un tek düşüncesi özgürlük.
Bu uğurda Kralın en sevdiği kişi bile olsa yapacağı şey belli: Suikast.
(Kral öldükten sonra)
Brutus, Kralın yapmış olduğu haksızlıklar, halkı sefil durumuna düşürmesini vatandaşlara anlatır ve halk Brutus'un cesaretini, düşüncelerini tebrik eder, ona inanırlar. Kralın yardımcısı olan Antounis, Brutus'un söylediklerinin zıddını söyler. "Kral sizlere servet bırakıyor, fakirlere ikram ediyor, fakat Brutus erdemli ve güçlü bir kişidir." Bu şekilde Halka serzenişte ve teşvikte bulunan Antonius'un cümlelerinde üstü kapalı, dolaylı anlatım, zekice verilmiş yanıtlar vardır ve halk bu sefer inancını Antonius'tan yana kullanır. Yani Mutlak iyi veya kötü yok kitapta. Halkın her iki kişiye de inanması, yani özgür olup olmadıklarının bilincinde olamayışları dikkatimi çeken noktaydı; dolayısıyla Caesar'dan yana olmadım dersem yanılmış olurum:) Fakat düşündüğünüz zaman bugün bile özgürlüğün ne demek olduğunu bilemeyen insanlar var. Günde 2 dolara tok karnına çalışan siyahi insan özgür olduğunu düşünüyor mudur? Belki de buraya parmak basılmış olabilir. Farkındalık hayatın her safhasında önemlidir. Kitapta müthiş bir üslup havası olduğunu sezebiliyorsunuz. Kitabın yazılış tarihi 1600'lü yıllar, aradaki 400 küsür sene kitabın bugünlere ulaşmasını engelleyemiyor. Büyük ruhlara mahsus; ruhtaki o dalgalanmaların mahsulü olsa gerek. Yüzyıllar önce yazılmış eser bugüne ulaşıp okuyana haz veriyor, şaşılası değil; Meselâ Fuzûlî Divan'ını 5 asır önce yazdı ama şiirlerinde kelimelerle dans var, şakır şakır, okurken keyifleniyorsunuz. Bu tür yazarlar yüzyıllar geçmesine rağmen hâlâ bugüne hitap edebiliyor, son sayfaya geldiğinizde onların büyük ruhunu ve arayışlarının doğurduğu sonuçları görebiliyorsunuz.
"Olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu!" deyip,büyük bir çoğunluğun bilincine farkında olmasalar da bu sözü yerleştiren Shakespeare, sadece yazmakla kalmamış aynı zamanda davası haline getirmiş bu sözün gerçekliğini.Öldükten sonra ölümsüzleşenlerin arasına yazdırmış adını.
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.989 Oy)12.450 beğeni31.680 okunma2.777 alıntı132.240 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.837 Oy)8.124 beğeni25.949 okunma618 alıntı126.394 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.066 Oy)17.451 beğeni39.407 okunma2.109 alıntı165.018 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.447 Oy)8.395 beğeni22.776 okunma1.439 alıntı105.272 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.807 Oy)7.346 beğeni20.545 okunma686 alıntı79.324 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.046 Oy)7.312 beğeni19.796 okunma3.198 alıntı116.313 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.210 Oy)8.128 beğeni23.922 okunma1.893 alıntı102.177 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.243 Oy)5.350 beğeni18.100 okunma686 alıntı92.073 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.520 Oy)5.797 beğeni15.206 okunma2.208 alıntı78.388 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.014 Oy)3.080 beğeni9.407 okunma4.019 alıntı85.059 gösterim
Çok farklı bir eser. Caesar'a değil de Brutus'e olan bakış açımızı değiştirecek tarzda. Aslında okuması çok keyifli demeti de çok isterdim lakin diş hastanesine gittim. Beklerken falan okudum.
Sizce aşk acısı mı daha beter yoksa diş ağrısı mı?
1599 yılında Shakespeare tarafından oynanan 1623'de de kitabı basılan bu eserde başrol gerçekten de Sezar yerine Brutus'e ve yoldaşları; Cassius, Casca, Trebonius, Caius Ligarius, Cinna, Decius Brutus ve Metellus Cimber'e verilmiş.
Kitabımızda giriş sonrası Shakespeare kendini hissettiriyor ve özlü sözlerini başta Sezar olmak üzere kahramanlara söyletiyor.
Kendinize çok iyi bakın, başka bir kitapta görüşmek dileğiyle iyi günler..
Julius Caesar, Shakespeare'nin sahnelenen çok güzel bir tiyatro eseri. O dönemlerde okunması için değil sahnede oynanması için eserler yazılıyormuş. Tiyatrocuların ezberlerinin iyi olması gerekiyormuş çünkü prova çoğu zaman hiç yapılmıyormuş yapılsa bile bir iki kez prova yapma imkanları oluyormuş. Tiyatrocular hepsi erkekmiş ve kadın rolleri en geç olan tiyatro oyuncularına veriliyormuş. Sahne dekorları olmadığı için bunu sözlü hayali betimlemelerle canlandırıyorlarmış. Eser, tarihte bilinen en ünlü suikasti konu alıyor. Ama okurken okuyucuya verdiği mesajlar var. Sezar ve Brütüs, çok iyi dostlar ve herkes Sezar'ı öldürmeye teşebbüs ettiğinde o Sen de mi Brütüs derken dostun hançerinin çok acı olduğunu son sözleriyle anlatıyor. Sevdiğimiz insanların bir sözü bizi yaralarken gerçeğin soğuk yüzüyle acının en dibinde karşılaşırız. Shakespeare, Brütüs'ün Roma için bu suikasti yaptığını ima etse de yapılan doğru değildir. Brütüs' e suç bulmak doğru değil, etrafındaki dost bildiklerinin dolduruşuna geldiği görülüyor. İnsanların sizden övgüyle söz etmelerine aldırış etmeyin çünkü Shakespeare kitapta anlattığı gibi önce Sezar'dan yana olan halk, sonra Brütüs'e sensin bizin Sezarımız diyor, daha sonra da Brütüs'e düşman olan Antonius'a sen diyorsan doğrudur diyor. İnsanların fikri ne çabuk değişiyor... Okumanızı tavsiye ederim
Kraldan çok kralcıların, icraattan çok şakşakçıların olduğu her ülkede bir Caesar gider bir Caesar gelir. Birbirlerinin kuyusunu kazanlar o kuyularda boğulur da, sürüdekiler çobanların kavgasını izlerken hangi çobanın peşinde nerelere sürüklendiğini göremez. Her dönemde sık sık karşılaştığımız bu acı manzarayı, Shakespeare'in usta kaleminden okuyoruz Julius Caesar'da. Altı çizilecek birçok cümle buldum ben, kendi meşrebimce. Tavsiyemdir. =)
Dili o kadar hoş ki Shakespeare'in bitsin istemiyor insan kitap.
Bilmeyenin olmadığını düşündüğüm efsane demeçleri barındıran (bkz. Sen de mi Brutus) efsane bir eser.
En sevdiğim yanı karakterlerin mutlak iyi ya da mutlak kötü olmaması, her konuşmanın ardından taraf değiştirebiliyor okuyucu. (Yine de Caesar'ın tarafındayım ağırlıkla :))
Hiç tiyatro okumamışlar için güzel bir başlangıç, tiyatro sevmeyenler için yeni bir bakış açısı olabilir.
Dili o kadar güzel ki zorlanmadan okutuyor kendini. Tarafsız anlatım, ruh durumlarını yansıtış. Tüm sahneler canlandı gözümde. O kadar çok yerin altını çizdim ki. Harika bir oyun.
insanlardaki ırkçılığı uyandırmak için savaş davullarını çalan bir liderden uzak olun çünkü şuphesiz ırkçılık iki ucu keskin bir kılıć. Hem insanda deli cesareti verir hemde aklı daraltır.ve savaş davulların sesi azaldığı zaman,lider vatandaşlarının haklarını kısıtlamak ihtiyacı duymaz. Çünkü korkuyla vurulan ve milliyetçilikle körleşen vatandaşlar büyük bir memnuniyetle haklarını lidere teslim ederler bunu
nasıl mı biliyorum ? Biliyorum, çünkü bunu yaptı.ve ben sezarım!
Kitabın ismine bakarak Sezar'ın hayatını anlattığını düşünüp almıştım. Aynı durumda olan varsa bilsinler ki kitap sadece Sezar suikastından en başında bahsediyor, sonrası tamamen Marcus Antonius ve Brutüs arasında geçen olayları anlatıyor. Sezar ile ilgili bir tiyatro okumak isteyenler Bernard Shaw'ın Sezar ile Kleopatra oyununu okuyabilirler.
Güç, sadakat, inanç ve onur gibi temalarının işlendiği, ve ortaya da mükemmel bir trajedi koyan Shakespeare başyapıtlarından. Eserde Sezar'ın artan gücünden korkan bazı senatör ve halkın tepkisi, bununla gelişen Sezar suikasti, ve Brütüs'ün suçlu mu yoksa masum mu sorusuna yanıt vermekte zorlanacağınız bir duruma sokan olaylar zinciri var. Ayrıca önemi pekte bilinmesede şair Cinna katliamı parçadaki en büyük sembol yada işaretlerden biri.
Shakespeare'in, Caesar'a düzenlenen suikastı anlattığı eseri. Eserde, Caesar'a, henüz mağlup ettiği En büyük rakibi Pompeius'in heykeli önünde, meşe yapraklarından tacı Marcus Antonius 3 kere uzatır ve 3 kere Caesar reddeder. Casca, Crassus ve Brütüs'ün duygularını bize anlatan bu eser, Caesar'ı katledenlerin de ölmeleri ile biter. Tarih, Brütüs'ü hain olarak gösterse de aslında Cumhuriyet'i korumak isteyen Brütüs, o çok sevdiği Caesar'ı canavara dönüşmekten kurtaran kişidir.
Shskespeare okuduğumda her ünlü eserinin bunu hakettiğini düşünüyorum, gerçekten karakterleri çok güzel anlatıyor ve insanı ikileme düşürüyor sıklıkla.
Ey akıl! Herhalde, insanları bırakıp hayvanlara kaçtın sen, duygu diye bir şey de kalmadı insanoğlunda.
William Shakespeare
Sayfa 83 - Kitapzamanı
“Dostluk sıcaktan soğuğa böyle geçer işte.
Dikkat et, hep böyle olur, Lucilius.
Sevgi tükenip bezginliğe yüz tuttu mu,
Zoraki nezaket gösterileri başlar.
Açık yürekli, candan bağlı bir insan gösteriş yapmaz.”
Kim bilir kaçıncı uykusunda! Her neyse. Uyku bal damlasıdır, tadını çıkar. İnsanın kafasında dert tasa yoksa, ne hayalet rahatsız eder onu ne hayaller. Onun için böyle rahat uyuyabiliyorsun.
William Shakespeare
Sayfa 46 - Kitapzamanı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Julius Caesar
Sayfa sayısı:
158
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751408822
Kitabın türü:
Çeviri:
Bülent Bozkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitapevi
Baskılar:
Julius Caesar
Julius Caesar

Kitabı okuyanlar 299 okur

  • Semih Cırık

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları