Bir acıdır çoğu kez, evrene sunulan yaratıcı çığlık; zorlanmamış kapı, saf mürekkep, henüz sökülmemiş yazı.
Zamansa kurşun kalemle karalanmış bir boşluk; delinmiş ıssızlık, baharın ortasında çöreklenmiş kış ayazı.
Bir"fırtına kuşu"olmak gerek belki!
Rüzgar fırtına bulutlarını toplarken, açık denizlerde korkmadan dolaşmak, hatta deli gibi beklemek fırtınayı, kafa tutmak için dev dalgalara.
Gündüzden korkan küçücük bir bedenin, fırtına kuşunun rüzgara karşı duran sonsuz mücadelesi, gecesi olmak gerek;yürekli.
Büyük senaryonun parçalarını tek tek görebilmek mümkündür belki o zaman.