Derya

Uykusuzluk, yetersiz beslenme ve çeşitli zihinsel stres gibi durumlar sakinleri belli şekillerde davranmaya itse de son tahlilde tutsağın ne tür bir insana dönüştüğü kamp etkisinden ziyade içsel bir kararın sonucudur. Temel olarak herhangi bir insan bu koşullar altında bile zihinsel ve ruhsal olarak neye dönüşeceğine ne olacağına karar verebilir.
Reklam
Her zaman bir seçim yaparız. Her gün her saat bizi öz varlığımızdan, içsel özgürlüğünüzden soyutlamakla tehdit eden güçlere boyum eğmeye ya da eğmemeye yönelik bi tercih sunulur bize. Bu da özgürlük ve onurumuzdan vazgeçerek tipik bir kamp sakinine dönüşüp koşulların oyuncağı olup olmayacağımızı belirler.
Bir insanın tek karşılığı taşıdığı numaraydı. İnsan kelimenin tam anlamıyla numaraya dönüşmüştü. Ölü ya da diri olması önemli değildi.
Toplama kampında insan kendisine saygısını korumak için son bir mücadele vermediği takdirde birey olma, aklı, iç özgürlüğü ve kişisel değerleri olan bir varlık olma hissini kaybediyordu. Bu durumda kendini sadece korkunç bir insan kitlesinin bir parçası olarak görmeye başlıyor ve varoluşu hayvan yaşamı seviyesine iniyordu.
İnsan yaşamı ve onurunu artık tanımayan ve insanı iradesinden soyutlayarak onu fiziksel kaynaklarını son damlasına kadar sömürdükten sonra yok etmeyi planlayan bir dünyada, kişisel benlik en sonunda değerlerini kaybedebiliyordu.
Reklam