"Irmak aynı zamanda her yerdedir, kaynadığı yerde, döküldüğü yerde, çağlayanda, kayıkta, akıntı yerinde, denizde, dağda, aynı zamanda her yerde ve onun için yalnızca şu an vardır, geçmişin gölgesi diye bir şey bilmez ırmak, geleceğin gölgesi diye bir şey de bilmez."
"İnsanların büyük çoğunluğu düşen bir yaprak gibidir , kapılıp gider rüzgârın önüne , havada süzülür , dönüp durur , sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır , yıldızlara benzer , belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgâr varamaz yanlarına , kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar."
"Hikmetini ve içyüzünü öğretmek istediğim şey, Ben’di. Kurtulmak, alt etmek istediğim şey, Ben’di. Ama alt edemedim, sadece yanılttım, sadece kaçtım ondan, sadece saklanıp gizlendim. Doğrusu, dünyada benim bu Ben’im kadar, bu yaşıyor olduğum, başkaları gibi ve başkalarından ayrı biri olduğum, Siddhartha olduğum bilmecesi kadar kafamı başka hiçbir şey kurcalamadı.Ve dünyada kendim kadar, Siddhartha kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok.!"