Seriyy-i Sakatî Hazretleri, "Kardeşinin derdiyle dertlenmeyen bizden değildir." hadîs-i şerîfini okuduğu esnâda talebesi hızla yanına girmiş.
-"Üstad, sizin mahalle yandı. Yalnızca sizin ev kurtuldu!" demiş
Seriyy-i Sakatî Hazretleri de:
-"Elhamdülillah!" diye karşılık vermiş.
Otuz sene sonra bir dostuna :
-"Ben o gün kendi evimin yanmadığına sevinip kardeşlerimin sıkıntısını hissedemediğim, onların dertleriyle dertlenemediğim için hâlâ bu gafletimin tevbesi içindeyim!" diyor.
Biz de bunu çok düşünmeliyiz. Suriye'deki, Myanmar'daki, Filistin'deki, Doğu Türkistan'daki kardeşlerimizin derdi ile ne kadar dertleniyoruz? Bunları ne kadar hissediyoruz?
Hazret-i Ali (r.a) şöyle buyurur:
"Sâlih ve sâdık insanlarla beraber olun, onlarla oturup kalkın (ki onların karakter ve şahsiyeti sizlere sirâyet etsin). İnsanlar hayatta iken sizleri özlesinler, vefat ettiğinizde de sizlere hasret duysunlar."
Cenâb-ı Hak hiçbir zaman unutulmayacak. Zira günahlar, Cenâb-ı Hak unutulduğu zaman işlenir. Hiç kimse "besmele" çekerek bir kardeşine çelme takamaz, haramlara dalamaz..