Günümüzün modern câhiliyyesinde kadınlar; aileden, evden ve annelikten soğutularak, dış dünyada kendini göstermeye ve vitrine etmeye özendirilmektedir. Sanki nâdide bir çiçek, ayaklar altında ezdirilmektedir.
Paha biçilmez bir pırlantanın, bir çöp tenekesine düşmesi, ne kadar talihsiz ve hazin bir durumdur!..
Bugün düğünlerde, kutlamalarda atılan havâî fişeklerle, maytaplarla bir zümrenin eğlencesi için -o gürültüden rahatsız olan bebek mi var, hâmile mi var, hasta mı var, mâtemi olan mı var, düşünülmeden- bütün bir toplumun hakkına giriliyor.
Hâlbuki bizim ecdâdımız, o hayırlı ümmet, bir karıncayı bile incitmekten çekinen, hassas ruhlu insanlardı
Bir fazîletler medeniyeti meydana getirmiş olan ecdâdımız, kimsenin evini gölgede bırakacak, Güneş'ine mânî olacak bir ev inşâ etmez, kimsenin manzarasını kapatmazdı. Bugün ise yüksek binalar, hattâ gökdelenler, sanki üzerine ölü toprağı serpilmiş ruhsuz şehirlerin mezar taşlarını andırıyor.