“Yakında bahar gelecek. Daha erken sabah olacak. Daha uzun yürüyeceğim. Daha çok hatırlayacağım. Hatırladıkça solacak hatırladıklarım. Eksildiğimi hissetmek daha çok koyacak bana.”
“…Toplumcu gerçekçi hikayelerin içi fena halde boşalmıştı. Toplumcu olmak çoktandır gülünçtü. Herkes bireyin dramından söz ediyordu, gerçi ben ortada dram mram göremiyordum. Birey de saçma bir kelime olmuştu zaten, bankacılık terimine dönüşmüştü, bireysel bankacılık deniyordu, yabancılaşıyordum birey’e. Gerçekçi olmak da gülünçtü öte yandan. Gerçek diye bir şey yoktu, kalmamıştı. Gerçekdışına, gerçeküstüne, gerçeğin ötesine berisine inanılıyordu artık. Büyük yalanların tutarlı bir biçimde ortaya konmuş içgerçeğine inanmak tercih ediliyordu.
Bir şeyler oluyordu dünyada, değişiyordu, ben yetişemiyordum.”