Bütün yetenekli kimselerin -ister duygulu olsunlar, ister olmasınlar, ister yumuşak, ister sert olsunlar- karşılarındakini kolaylıkla etkileri altına alabildikleri zamanlar vardır, yeter ki içten olsunlar!
Cahil kişilerin ruhu gübrelenmemiş, sürülmemiş topraklar gibi katıdır. Önyargılar bu ruhlara, kaya diplerinde biten otlar gibi sımsıkı yapışır, inatla büyürler. Bunları söküp atmak, kökünü kurutmak zor mu zordur; bunu biliyordum.
Kafamda herhangi bir düşünceye yer veremezdim artık; geriye doğru bakamazdım... Hatta ileriye bile. Ne geçmişi düşünebilirdim, ne de geleceği. Geçmişin sayfasında yazılan öykü öylesine olağanüstü tatlı, öylesine hüzünlüydü ki tek bir satırını okumak bile cesaretimi kırıp beni güçten düşürmeye yeterdi. Geleceğin sayfası ise korkunç bir boşluktan ibaretti; yeryüzünün tufandan sonraki durumu gibi bir şey.