Ecrin Morbel

Ecrin Morbel
@_ecrinn_
Çook severek okuduğum bir serinin ikinci kitabı..
9/10
·454 syf.··
Beğendi
·
2022 133. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2022 23:54
Mini bir bilgilendirme: Percy Jackson ve Olimposlular serisinin devamı diyebileceğimiz bir seri Olimpos Kahramanları. PJO serisindeki karakterler var tabii ki, sadece bir kaç kişi daha ekleniyor diyelim. Yeni eklenen karakterlerin de serinin ve tabii ki olayların gidişatında büyük bir rol oynadığını söylemeliyim. Bu kitapta olayları üç farklı karakterin gözünden okuyoruz: Percy, Hazel ve Frank. Üçünü de ayrı ayrı çokk seviyorum cidden mükemmeller resmen. Aralarında oluşan dostluk ve birbirlerine olan güvenleri çok güzeldi.. Hazel'le Frank'in ilişkisi de çok tatlıydı cidden. Bu karakterler nereden geldi şimdi derseniz de spoiler'a kaçmadan yanıtlamak istiyorum. Bu kitapta resmi olarak Jüpiter Kampı ve Romalı melezlerle tanışmış bulunuyoruz. Yeni karakterlerimiz de damdan düşmüyorlar tabii ki, burdan geliyorlar. Jüpiter Kampı'nı da sevdim tabii ki ancak Yunanlı melezlerin bulunduğu Melez Kampı daimi favorim. Kısacası kitabı çokk severek okudum; önceki kitabın, yani serinin ilk kitabı olan Kayıp Kahraman'ın incelemesini girmemiştim ama bu iki kitap hakkında mini bir kıyaslama yapmadan da edemeyeceğim. İlk kitapta karakterler güncel yaşantılarıyla uzaktan yakından alakası olmayan, efsanevi olayları o kadar hızlı benimseyip adapte oldular ki... Yani bu durum bana okurken de anlamsız gelmişti hâlâ da aynı şekilde düşünüyorum. Sıradan normal hayatlarında birdenbire damdan düşer gibi efsanevi olaylar yaşanmaya başladı ve bunları o kadar normal karşıladılar ki ne bileyim.. sanki normalde de her gün canavarlarla savaşıyormuş gibi, her gün göreve çıkıp hayatta kalma mücadelesi verirken bir yandan da tüm dünyanın kaderini belirleyecek bir görevi tamamlamaya çalışıyormuş gibiydiler. Ve bu durum açıkçası... Tuhaftı yahu. Neyseki bu kitapta ilkine kıyasla çok daha az hissedilir
Edebiyat
Neptün'ün OğluRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20192,881 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Arayışlar"ın yorumuyla geldim!
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2022 119. kitabı
Kendisi yazarla tanışma kitabım oldu. Zaten Lou Andreas-Salome'den uzun zamandır bir kitap okumak istiyordum, bu kitaba kısmetmiş. Kesinlikle son kitabım olmayacak, yazarı okumaya devam edeceğim. Dili çok akıcıydı, ne zaman başladım ne zaman bitirdim anlamadım. Kısacası çok beğendim kitabı. Bu kadar övmüşken konusundan da kısa bir bahsedeyim: ana karakterimiz Adine gençlik aşkı olan Benno'ya kayıtsız şartsız teslim olmakla, ondan bütünüyle bağımsızlaşma arasında gidip gelen bir kadın. Yine Adine'nin dilinden bu ikilemli durumda yaşadıklarını, karar verme sürecini okuyoruz. Sonunda verdiği karar beni tatmin etti, yani diğer seçeneği seçseydi cidden "ne anladım ben bu işten?!" moduna uçacaktım ama neyseki seçmedi. Arka kapak yazısında sonunda verdiği kararı yazmışlar?? Muhtemelen yazarın hayatıyla bağdaştırabilmek için yapmışlar bunu ama ben yine de verdiği kararı söylemeyeceğim. Bu kadar yorumdan sonra anlaşılmıştır herhalde ama olsun en azından doğrudan söylemedim :)) Uzun lafın kısası, kitabı tavsiye ediyorum bence okumalısınız, zaten incecik bir novella. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar!
Edebiyat
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
"Taşlar Yerine Otururken" kitabının yorumuyla geldim!
9/10
·374 syf.··
Beğendi
·
2022 118. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2022 09:55
Serinin bu kitabını da önceki kitapları gibi büyük bir keyifle okudum. Ancak sonlarına doğru içimi bir hüzün kaplamadı desem yalan olur. Çünkü bu kitap serinin son kitabı olmasa da Serra'nın günlüklerinin son halkası. Bu on cilt boyunca evet Serra'nın günlüklerini okuyoruz ancak sadece Serra'yı okumuyoruz. On ciltlik bir aile serisi oldu şuana kadar. Yazar samimi ve akıcı anlatımıyla karakterlere bağlıyor resmen. Kalan üç kitapta da Serra'nın kızı Selin'in günlüklerini okuyacağız. Bu şekilde kuşaktan kuşağa aktarılan bir alışkanlık hâline getirmeleri çok hoşuma gitti, bu sayede anılarını cilt cilt saklamış oluyorlar ve yıllar sonra aileden biri bu ciltleri okuyup ailesini sırf "anne, baba, anneanne, dede" gibi değil de, insan olarak görebilmeyi öğrenebiliyor. Kesinlikle çok severek okuyorum seriyi, anlattığım tarz konular ilginizi çekiyorsa mutlaka göz atın. Okuyacaklar için şimdiden keyifli okumalar!
İnsan ve Duygular
Taşlar Yerine Otururkenİpek Ongun · Artemis Yayınları · 20122,595 okunma
"Ya Sen Olmasaydın"ın yorumuyla geldim!
10/10
·235 syf.··
Beğendi
·
2022 117. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2022 13:55
Öncelikle konusundan bahsedeyim (Biraz spoilerlı haberiniz olsun): Özgür'ün Almanya'da yaşayan amcası 16 yaşındaki kızını(Aysun) yaz tatili için Türkiye'ye göndermek istiyor, Aysun o yaşına kadar ülkesine gelip görme, tarihini öğrenme fırsatına erişememiş. Hep bir şekilde ertelemişler ve sonuç olarak(kız yarı alman yarı türk bu arada) Aysun bir tarafı eksik olarak büyümüş. Amcasının da bu şekilde bir yardımı isteyebileceği başka bir akrabası olmadığından, Özgür'den yaklaşık iki ay boyunca kızını evlerinde konuk etmelerini ve Türk tarihini, yapılarını, güzelliklerini -özellikle Atatürk'ü- Aysun'a anlatmalarını, bir nevi ülkeyi tanıtmalarını rica ediyor. Ne kadar konaklama işi biraz sorun olacak olsa da(sonuçta evleri küçük ve evde küçük bir çocuk da var, hani bir de üstüne genç bir kızla bu eve nasıl sığacağız, konulu bir tartışma sonrası kabul ediyorlar) ve Aysun Serragille yaşamaya başlıyor. Üstüne bir de öğreniyoruz ki Aysun'un Almanya'da bir erkek arkadaşı varmış, ailesi de bu arkadaşı onaylamıyormuş. Aslında biraz da erkek arkadaşıyla araları açılsın, bir süre uzak kalsınlar diye bu işe girişmişler. Niye onaylamadıkları, erkek arkadaşının ve ailesinin nasıl insanlar oldukları konusu çok ayrıntılı oraya girmeyeceğim. Sonuç olarak Aysun dertlerini Serra ve Serra'nın arkadaşlarıyla paylaşıyor ve tıpkı birbirlerinin dertlerine çözüm bulmaya çalışmaları gibi Aysun'un bu dertlerini çözebilmek için de kolları sıvıyorlar tabii, oldukça da yardımcı oluyorlar aslında. Sonraa bir de Türk tarihini öğretme konusu var ki onu da Özgür üstleniyor. Detaylı bir araştırma yapıp Aysun'a İstanbul'daki hemen hemen bütün önemli yapıları, müzeleri hatta kafeleri falan bile gezdiriyor. Bir yandan böyle gezdirirken bir yandan da yaptığı araştırmalardan da yararlanarak -tabii amcasının özel
Edebiyat
Ya Sen Olmasaydınİpek Ongun · Artemis Yayınları · 20122,903 okunma
"Günler Akıp Giderken"in yorumuyla geldim!
9/10
·418 syf.··
Beğendi
·
2022 116. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2022 23:27
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki serimizin 8. kitabı bir sürü olay yaşanan; çoğu durumun ilk defa yaşandığı, bir çok duygunun ilk defa tadıldığı bir kitaptı. Olay örgümüzün bu bölümünde Serra'nın bu olayları yaşadıkça gitgide daha olgun bir insana dönüşmesini okuyoruz. Açıkçası onun böylesine bir karakter gelişimi gösterdiğini görmek inanılmaz gururlandırıyor beni. Evet bir kitap karakteri ve evet gerçek değil farkındayım ancak 8 kitap boyunca bu karakterin gözünden yaşadıklarını doğrudan 1. kişi ağzıyla okuya okuya artık Serra'yı, ailesini, arkadaşlarını, çevresini inanılmaz derecede benimsedim ve okurken sanki ben de oradaymışım, aslında hep bir köşeden sessiz sakin olanları izleyen biriymişim gibi hissediyorum. Ben karakterleri, olayları böylesine benimseyebildiysem bu marifet kesinlikle yazara aittir. Özellikle bu karakter gelişimlerini kitap kitap aktarabilmek ve okurda tam istenilen etkiyi yaratmak ciddi zahmet gerektiren ve zorlu bir iş bence, bu yüzden de içten içe yazarı tebrik etmekten ve iyiki böyle güzel bir seriyi okurlarıyla buluşturmuş demekten kendimi alamıyorum. Kısacası seriyi inanılmaz severek okuyorum, sanki bir paralel evrende Serra Noyan'ın hayatını yaşıyormuşum da o yaşamımda yazdığım günlükleri bu evrendeki ben'e aktarıyormuşum gibi. Anlattıklarım ilginizi çektiyse, bu seriye mutlaka bir bakın derim. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum!
Edebiyat
Günler Akıp Giderkenİpek Ongun · Artemis Yayınları · 20123,593 okunma