Rugan ayakkabılar kucağımda, ilk kez çocuksu bir sevincin tadını çıkara çıkara eve gittim. Salondaki sedirin altına girdim ve babamın, çocukluğumun katili ayakkabılarına sarılıp uyudum. Uyudum. Uyudum..
Gözlerimi, gözlerimin gördüğü her şeyi, kulaklarımı, kulaklarımın duyduğu her sesi, yüreğimi, yüreğimin hissettiği her duyguyu, ellerimi, ellerimin yaptığı her işi, ayaklarımı, ayaklarımın götürdüğü her yeri, hatta insanların içine bir iğne gibi saplanan, şu incecik, tiz sesimi bile, sorgusuz sualsiz sevdim; ben kendimi sevdim. Sadece kendimi...