Kitapçıdayız, çocuklara bırakacağımız bir kütüphane kurmak istiyoruz. Klasikler, çağdaş, modern, Rus, Ingiliz... Ne varsa alalım, güzel bir kitaplık olsun evde.
Barış Bıçakçı şöyle yazmıştı: "Güzel bir kitap okumak ve ömrümün geri kalanını o kitabı okuduğum yerde geçirmek istiyorum," demiști o. Sonra da bana dönüp sormuştu: "İnsan güzel bir kitap okuduğu yerden nasıl ayrılabilir?
Kırgınsam ses çıkarıyorum, çıt! Evet, böyle kırılıyorum. Çıt! diye. Öyle kırıldığım için de duymuyor kimse sesi. Halbuki bu hayatta çat! diye kırılmak gerek. Diğer türlü anlamazlar...
Burası babamın mezarı. Karşısındaki mermere oturulur. Orada dertleşilir, konuşulur. Orada göz göze gelinmez. Mezarlıklar öyledir, herkes gözünün dalacağı bir toprak parçası bulur, konuşur.