Burası babamın mezarı. Karşısındaki mermere oturulur. Orada dertleşilir, konuşulur. Orada göz göze gelinmez. Mezarlıklar öyledir, herkes gözünün dalacağı bir toprak parçası bulur, konuşur.
Bazen kendi kendime, "Baba" diye sesleniyorum. Ağza çok güzel oturuyor. Unutmak istemiyorum baba diye seslenmeyi. Kullanılmadıkça unutulmaya yüz tutan başka her şey gibi, kelimeler de unutuluyor.