Müslümanlar bugün hayatlarını uçaklarda, trenlerde, otomobillerde gezmekle geçiriyorlar. Oysa onların, düşünmeleri ve düşünüp fikirlerini geliştirmeleri gerekir. Biraz feragat etmesini bilmek
lazım, buna ek olarak bir şey daha söyleyeyim: Ben bu kitapları
yazarken bazen yorulduğum oluyor masa başında. Ara sıra biraz
dinleornek istiyorum. Sonra hemen aklıma şu geliyor: Vakit geçiyor vakit! Zaman geçiyor! "Kendine nasıl zaman tanıyabilirsin!"
diye kendime kızarım. Sonra hemen dinlenmeyi bırakır, kendimi
yazmaya zorlarım. Yani okuyan, yazan, düşünen bir millet olmalıyız. Bu işler de asla dilsiz olmaz. Bizim Türklerde dile karşı bir
korku var, bu korkuyu yıkmak lazım. O da tabii dilbilgisi bilmernekten kaynaklanıyor. Çünkü bugün milyonlarca insan yazıyor,
okuyor; onların ulaştıkları neticeleri ancak dilbilgisiyle kavrayabiliriz. Ben dilleri, yazılanları okumak için öğreniyorum. Bir dili,
o dille yazılan kitabı okuyabilecek seviyeye getirdiğim zaman onu
öğrenmeyi bırakıyorum. Yani ben linguist değilim. Ben, dilleri sadece bir vasıta olarak kabul ediyorum. Türklere sesleniyorum: Dil korkusundan kendilerini kurtarsınlar ve hemen gramere sarılsınlar!
Bizim
Türkler dilin masa başında öğrenildiğini bilmiyorlar. Zannediyorlar ki Fransızca öğrenmek için Fransa'ya gitmek gerekiyor.
Tamam, öğreniyorlar ama ne kadar yazabiliyorlar. Almanya'ya
Türkler geliyorlar. 30-40 sene kalıyorlar, Almanca öğrenemiyorlar.
Evvela tembelliğimiz, lisana karşı bir korkumuz var. İkincisi, biz
gramer bilmiyoruz. Ben ilkokul 3. sınıfındayken, 1934-35 yıllarında grameri müfredattan kaldırdılar. Bundan evvel Sarf-ı Türki denen bir gramer dersi vardı, onu kaldırdılar. Atatürk'ün kaldırdığını
zannetmem. Atatürk'ün nutkunu okursanız, dile hakim bir insan.
Sonradan gelen hocalar dili tam anlamıyla bilmiyorlar. Türkler dil mefhumuna sahip değiller. Halbuki grameri bildiğiniz zaman faili,
mef'ulü, gibi yeni bir dil öğrendiğinizde bu kavramları ararsınız.
Bizim Türklerin bunları aramak gibi bir alışkanlıkları yok. Bizim
Türk milletinin yapacağı en büyük işlerden biri tekrar mekteplerimize gramer dersini sokmak. Almanya'da Türklerle konuşuyoruz
ama onlara bir dil sorununu anlatamıyorum. Aramızda dil yok.
Eğer gramer bilmiyorsanız, sizinle de dil sorununu konuşamam.
Müslümanlar,kendilerinden evvelki bilimleri geliştirdiler. Bu birincisi. İkincisi, yeni bilimler kurdular, bugün Avrupa'da gelişmiş olan yeni bilimlerin kısmen temellerini attılar.
Bir müslüman iyi şartlar içerisinde çok iyi çalışabilirse,çok büyük neticelere varıabileceği inancı var bende.Onun için milletimden,Türk milletiden,Müslümanlardan böylesi bir davranışa sahip olmalarını isterim. Artık Türkler korkak ve taklitçi bir millet olmaktan kurtılmalıdır. Türkler yaratıcı olmalıdır!