Eğer bir kadın bir adamı seviyorsa, ama gerçekten seviyorsa o adama bu dünya üzerindeki bütün güzellikler bahşedilmiş demektir. Bütün güzelliklerin içinde bir kadın o adamı baş tacı eder. Varlığının bütün kainattaki en önemli ve en değerli şey olduğunu hissettirir. Onu koşulsuzca sever. Onun yanında çocuklaşır, mantıksızlaşır. Onun varlığıyla bütünlenir. Ve bu bütünleşmenin hazzını o adam daima hisseder. Sanki vücudunun bir parçası gibi, sanki ruhu benliği gibi. Eğer o adam o kadını onun sevdiği kadar sevebilirse o kadın dünya üzerindeki en güzel kadın olur. Sevdiği adamın sevgisiyle kadın güzelleşir. Kadın gerçekten severse kıskanır. Aşırılaşır. Adam severse bütün aşırılıkları tölere ederek bütün kıskançlıklarını bertaraf eder. Bir kadın bir adama trip atmayı bırakırsa, o adamı kendinden uzaklaştırırsa, kalbinden atarsa o kadın çirkinleşmeye başlar. Ama ona bir şey olursa ilk o kadının canı yanar. O mutlu olunca ilk o kadın mutlu olur. O adamın ruhu bile duymazken gecenin bir vakti o kadın o adam için bir dua eder, bir gözyaşı döker. O kadın olur artık sevdiği adam da... Ve sevdiği adam da kalbini kanata kanata o adam olur. Gölgesini çekmez üzerinden onu onun sevdiği insanlara emanet eder. Adamın haberi bile olmaz. Ve kırgınca kendi hayatından uzaklaştırır. Bir parçasını ebediyen onda bırakarak...
•
04.09.24