Sadece 20 yıldır nefes alıyorum ve bu hayattayım. Bu kalp bu hayatta; sevgisizliği de gördü vicdansızlığıda, Namerdi de gördü vefasızı da, aldatılmayı da tattı kendinden vazgeçercesine sevmeyi de, yaşamı da tattı yaşarken ölmeyi de, dost kazığını da gördü güvenmemeyi de. Kalbi kaç kez aynı yerden kırıldıysa da o inanmayı seçti. O güvenmeyi seçti. Ve sonunu bildiği senaryoları sanki bilmiyormuş gibi defalarca oynamayı. Bir masalın sonu kötü bitiyorsa değişmeyeceğini de öğrendi ama umut etmemeyi öğrenemedi. İnanmamayı, güvenmemeyi öğrenemedi. Neleri gördü, neleri geçirdi. Güvendiği herkesten en büyük darbeleri aldı. Ama yine de silip yeni baştan oynadı. Sıkılmadan, bıkmadan sonunu bile bile hayalleriyle... Ruhum öyle yoruldu ki sonunu bildiğim sahneleri tekerrürden, kalbim artık acı çekmeyi de unuttu. Ve bu kısacık ömür umudundan cayamadı diye inatla tekrar tekrar o acıları çekiyor. İşte öyle. Bitmiyor. Gitmiyor. Hak eden hak ettiğini bulmuyor.