Emir

Evrende kendisinden daha sefil, perişan ve terk edilmiş birinin olması gerektiğine karar vermişti ve gidip onu bulacaktı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Denir ki uçmak bir sanatmış ya da daha çok bir marifet. Aslında bütün marifet kendini yere doğru fırlatıp yeri ıskalamakta yatıyor.
Böylesine şiirsel bir yerde kötü şeylerin olabileceğini düşünmek onun da canını sıktı.
Müzik sözle anlatılamayan duyguların hüküm sürdüğü alanlara doğru cesurca tırmandı.
‘Küçük robot, bize biraz gülümse,’ diye sesleniyorlardı bana, ‘haydi bize bir gülücük ver.’ Ben de onlara yüzümün gülümseyebilmesi için bir atölyede İngiliz anahtarıyla birkaç saat geçirmeye ihtiyacım olduğunu söylüyordum ve bu çok tutuluyordu.