söyle bana hindiba.
Kartallar uçar mı bir harâbeden, köprülerden benim yârim geçer mi.? Sen neden bu kadar güzelsin bilmem, taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları, ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum. Avuçlayıp öpüyorum kumları, bir karadelikten bakarken hayat, meydan okuyanlar kim bu seraba. Söyle bana hindiba, sen nasıl bu kadar ceylan koşması, sen nasıl bu kadar yollar aşması, sen nasıl bu kadar güneşe meftun. Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi.