İnsan birdenbire kendini tanıyamaz oluyor. Beden kendini yabancı ve korkmuş hissediyor. Alışkın olduğun o hal ve sahip oldukların birden itici gelmeye başlıyor ama öyle zırt diye başka biri de olamıyorsun; çoktan iş işten geçmiş, sandığından da fazla.
Yalnız doğar, yalnız ölürüz. Buna bir an evvel alışmak lazım. Yalnızlık yapının temeli. Yani taşıyıcı kolonun ta kendisi. İnsan başkalarıyla bir arada yaşayabilir, ancak ''bir arada'' demek, kural gereği yan yana olmak anlamına gelir. Buda iyi sayılır. İnsanlar yan yana yaşar, şanslarının yaver gittiği anlarda belki bir arada bile olabilirler.
Hayatta yapayalnız kaldığı, dünyanın acımasız bir yer olduğu kafasına dank etmeye başladı; bir gelecek görmüyor, hiçbir şeyin anlamı yok. Hayal kırıklığının acısını benden çıkarması çok çocukça tabii ama ondan başka ne beklenir ki? Nerden baksanız, çocuk işte.