"...
Evet,Efendim,söz. Peki ya bardak? Hep boş mu kalacak?
Bu bardak asla boş kalmayacak. Ona her baktığımda dünyanın en güzel çiçeğini göreceğim. Bana bu çiçeği en iyi öğrencimin verdiğini düşüneceğim. Tamam mı?"
"İçimden sokağa fırlayıp hüngür hüngür babamın ayaklarına sarılmak geldi. Çok ama çok kötü bir çocuk olduğumu söyleyecektim. Ama yerimden kımıldamadım, ne yapacağımı bilmiyordum. Çaresizlikten yatağıma oturdum. Oturduğum yerden içleri bomboş olan ayakkabılarımı görebiliyordum. Onlar da oradan oraya savrulan yüreğim gibi bomboştular.'