Ölümü anlamlandıramayan, kalbinde, ruhunda, vicdanında bir yere oturtamayan insan daima bir korku, kuşku, kaygı hissediyor, ruhunda sürekli bir azap duyuyor. Beden istediği kadar hazzın peşinden koşsun, ruh azap duymaya devam ediyor. Bu nedenle anlam krizi, anlamsızlık krizi, gayesizlik krizi, insanın dolayısıyla insanoğlunun en büyük krizidir.
Çünkü insanın karakteri kıyıda değil, yıkıcı dalgalar arasında oluşur.
Ve bu dalgalar sana vazgeçmeni çünkü daha fazla denemenin bir faydası olmadığını söyler.
Okyanusun senin için çok büyük olduğunu, ona karşı bir şansının olmadığını söyler.
Ama bilirsin ki kahramanlar kazandıkları kupalardan değil, yara izlerinden tanınır.
Artık eski fotoğraflardan utanmıyorum; o boş bakışlarım ve yüzümdeki o acı ifade: Onlar benim savaş yaralarım. Orada olduğumu, yaşadığımı kanıtlıyorlar. Evet acı çektim, ama bu beni öldürmedi, hayatta kaldım, ayağa kalktım ve yoluma devam ettim. Hem de her seferinde.