"Evcilleştirmek için ne yapmalıyım?"
"Çok sabırlı olmalısın. Önce benden biraz ötede çimenlerin arasında oturacaksın. Şöyle. Ben seni göz ucuyla süzeceğim, sen ağzını açmayacaksın. Çünkü sözcükler, yanlış anlama kaynağıdır..."
(Tilki) " Ne olur evcilleştir beni," dedi.
"Çok isterdim ama vaktim az. Dostlar edinmeli, yeni şeyler tanımalıyım."
"Yalnız evcilleştirdiğin şeyleri tanıyabilirsin," dedi tilki, "insanların tanımaya ayıracak zamanları yok artık. Aldıklarını hazır alıyorlar dükkanlardan. Ama dost satan dükkanlar olmadığı için dostsuz kalıyorlar. Dost istiyorsan beni evcilleştir işte..."
"Zaten ben hiçbir şeyin gerçeğine varamadım şimdiye kadar. Yargılarımı sözlere değil, davranışlara göre ayarlamalıydım. İşte ne güzel koku ve ışık saçıyordu bana. Onu yüzüstü bırakmam yakışık alır mıydı?"