İnsanlar birbirlerine haksızlık ede ede, haksızlığa uğraya uğraya, birinin tadını, ötekinin acısını duymuşlar. Haksızlığa uğramaktan sakınamayacaklarını, haksızlık etmeyi de her zaman beceremeyeceklerini anlayınca, bir anlaşmaya varmayı düşünmüşler, kanun koymuşlar, kimse haksızlık etmeyecek haksızlığa uğramayacak, diye. Kanunun buyurduğuna, kanuna uygun olana da doğru demişler.
Çoğuna göre doğruluk zahmet karşılığı elde edilen bir şeydir. Zor elde edilen bir şey olduğu için aslında ondan kaçınmak gerekir. Ama, fayda sağladığı ve ün kazandırdığı için de ona heves edilir.