Ademoğlu için istikamet tayin edici olan duadan başkası olmadı, olamaz. Dua ne dünyanın aldığı şekil sebebiyle devre dışı bırakılabilir ve ne de sıra bizim dünya ile temas ve münasebetimize geldiğinde her işimizi duayla görmemizi gereksiz kılacak bir muayyeniyet bahis konusudur.
Şu soru hepimizi meşgul etmeli diyorum: Üzerinde yaşadığımız topraklarda kendimize olduğu kadar insanlığa da açılım sağlayacak bir şeylere emek vermeli miyiz, yoksa yürürlükte olan anlayışlardan birini, kendimize göre en elverişli olanı benimseyip, alemle gelen düğün bayram deyip yaşamalı mıyız?