Ayrılış damarlar açtı gövdemde, oluk oluk yolundu içim. Sıcak, küçük şeyi alıp götürdüler benden. Durdum, baktım. Hep durdum. Aşk yana yana durmakti. Ayrılış durmamakti. Bir taş ancak bunu yapabilirdi, Sindirdim. Durdum, öğrendim.
Biz de denize bir ahtapot olarak düşmek isterdik. İki kalpli ahtapotlar gibi hem böyle olup, hem de bir başka türlü olabilmeyi becermek isterdik elbette. Ama biz tekiz, tekiz dikenlerimizle, ne isek oyuz, beceremeden başka başka türlüymiş gibi yapmayı.