Hâlid-i Bağdadi Hazretleri, kardeşi Mahmud Sahib'e şu tavsiyelerde bulunmuştur:
"Hiç kimseyi hakir görme, kendini de hiç kimseden üstün görme! Bütün gayretini kalbi ve bedenî ibadetlere ver! Bununla birlikte kendini <<<hiç hayırlı amel işleyememiş bir zavallı>> olarak gör!
Çünkü niyet, ibadetlerin rûhudur. İhlas olmadan da niyet mümkün değildir. Senden daha büyük olanlara bile ihlas gerekirse sana nasıl gerekmesin?!
Allah'a yemin ederim ki, annemin beni doğurduğu günden beri tek bir hayırlı amel işlediğime inanmıyorum, sen ise beni kendinden daha hayırlı görüyorsun!
Eğer kendi nefsini bütün hayırlı işlerde iflas etmiş olarak görmüyorsan bu, cehâletin en son noktasıdır. Kendini iflas etmiş olarak görünce de sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesme! Zira Allah Teâlâ'nın fazl u ihsânı, kul için bütün insanların ve cinlerin amelinden daha hayırlıdır.
Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:
<< De ki; Allâh'ın lûtfuyla, rahmetiyle, evet ancak bununla ferahlasınlar! Bu, onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.» (Yûnus, 58)
(Bununla birlikte;) şeytanın, akıllarıyla oynadığı kişiler gibi, Allah Teâlâ'nın fazlına güvenerek ibadetleri de aslâ terk etme!.."
Cenâb-ı Hak, bizlere kulluğumuzu, âcizliğimizi, hiçlik ve yokluğumuzu unutturmasın. Rızasına medâr olacak salih amellere, cümlemizi muvaffak kılsın. İlâhî af ve mağfiretinden, rahmet ve inayetinden, lûtuf ve kereminden bizleri mahrum etmesin.