Canıyla, malıyla, eşiyle, dostuyla, çoluk-çocuğuyla, sıhhatiyle, özgürlüğüyle, yeri-yurduyla sınanmamış bir tane peygamber var mı? Peki peygamberler “dert” edebiyatı yapmış mı?
Kulluk, rahatı terk etmektir. Bu dünyada rahat arayan, öbür dünyada rahatı bulamaz. Rahatı bulmak isteyen bu dünyada rahattan vazgeçmeli. Ne de olsa dünya müminin zindanı, kâfirin cennetidir.
Davranışlarımız bizim âzâlarımızla yaptığımız amellerdir. Oysa bir de aklımızın, kalbimizin amelleri var. Mesela düşüncelerimiz aklımızın amelidir. Duygularımız, hayallerimiz kalbimizin amelidir. Sadece organlarımızdaki amellerin İslam’a uygun olması yetmez, aynı zamanda aklımızın, kalbimizin amellerinin de İslam’a uygun olması gerekir. Kâmil iman bedenin, aklın ve kalbin bütün amellerinin İslam’a uygun olmasıyla oluşuyor.
Allah Resûlü(sav) bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
“Sen rahatlık zamanında Allah’a kendini göster ki senin zorluk zamanında da Allah sana karşılığını versin.”