Oğluna kız bakan annelerin uğramadığı, kimsenin aşık olmaya layık görmediği, kalbi kırık kızların bahtına sabır düşmüşse ve asıl güzelliğe sonsuz itimadımız yüzünden bir kez isyana başvurmamışsak gerçek sevgi bizim etrafımızda dönmeye başlamıştır. Çünkü haksız yere kırılırsa kalp, hakikat onu bir gün onaracaktır. Cahiller buna çirkin şansı diyorlar. Biz ise buna ilahi adalet diyoruz.
Bugün pansuman edilen, sağaltılan yara, geçmişte çekilen acıyı niye yok etmiyor sizce? Çünkü her zaman dilimine, bir parçamızı koyarak ilerliyoruz. Bir parçamız burada iyileşse bile, başka bir parçamız orada kanamaya devam ediyor.
Balık bilmeden yüzer, arı bilmeden bal yapar, çiçek bilmeden açar, su bilmeden akar. Bu bilmeyiş sayesinde hayat sekteye uğramaz. Çarklar aşınmaz. Ama insan bilir. Bu bilmek yüzünden ortalığı toza dumana katar. Bu yüzden kavga eder, bu yüzden sever, bu yüzden evlenir, bu yüzden bunalır, bazen de bu yüzden ferahlar... İnsan bilir. Bildiğini bilir. Ve bunu sorgularsa bilmenin fayda vermediği bu kâinata ait olmadığını anlar. Burayı yurt edinmez böylece. Üç kuruş fazla kazanmak için insanların hayatını tehlikeye atmaz. Başka hayatları sömürmez, savaş çıkarmaz, hukuku üstün tutar.