Oysa ben ve abim o yıllarda sermayenin tekelleşmesine karşıydık. Biz sermayenin tabana, yani halka yayılması gerektiğini savunuyorduk. 300 liranın hepsini bakkala vermektense 250 lirasını toptancıya, 50 lirasını da arabacıya vererek siyasi hareketimizin ilk pratik eylemini gerçekleştirmiştik.
..ama insan hayal kurarken gözlerini kapatır, hiç kimse hayallerimizi görmesin diye yaparız aslında, gözlerimizi kapatınca kendimizden bile saklarız hayallerimizi. İçimizdeki gerçek biz, o hayaldeki biziz aslında.”
Her güzel gülüş Semra'ya götürür beni. Bir gülüş uğruna harcanmış hayatların muhasebesini tutmaya mecalim kalmadı artık. Bakmayın öyle, bildiğiniz gibi değil hiçbir şey.
He Nergis, ne çeşit seveyim istiyorsun?
Emeğin ve alınterinin kutsal temelleri üzerinde yükselsin istersen sevdamız, eylemden eyleme koşarken birbirine karışsın ter kokularımız. Kavgaya olan bağlılığımız arttıkça büyüsün tutkularımız. Devrimin şanlı yolunda el ele yürürken her gün yeniden keşfedelim birbirimizi. İşkenceli sorgularda sınanıp çifte su verilmiş çeliğe dönsün aşkımız. Ezilenlerden yana kurulacak bir dünyada bizim de harcımız olsun. Sevgiyi emekle, özgürlüğü direnmekle var edelim. Cesaret ve fedakarlık yasadışı hayatımızın tek yasası olsun.