yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler
her zaman yalnızdım
kitaplar kadar yalnız
yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına
her zaman yalnızdım
yanardağlar kadar yalnız
ey kafiye sevenler,
şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız!
çocukluğumun değnekten atına binip uzaklaşıyorum senden benden kopup gidiyor nehre kaptırdığım bedenimin bir yeri büyük denizlere kavuşana kadar
biliyorum eksildiğimi
hayatın rüya dilini öğrenmeye anahtarım yetmiyor
şimdi senden yapılmış bir karanlıkta düşünüyorum da: hiçbir şey öğretmeyen aşk ne çok şey öğretmiş bana
aynı yaşamıyor herkes
aşkı da, ayrılığı da
birbirini tutmuyor aşk gözü kimsenin
kaçıp gidiyor hayat kayıp bakışmalarla
bazıları vazgeçişlerle büyüyor,
ertelemeler, geciktirmeler, kilitlemeler
üzerinden atlayıp geçmelerle,
bazılarının defteri hayata hiç kapanmıyor
gölgemizle barışmanın uzun yolculuğu: büyümek kendiyle tanışmayı erteler insan çoğu zaman hayat yanlışlarla kısalır
başka biri olarak girdiğimiz kapıdan
bir diğeri olarak çıkarız
başkalarını kandırırken kendimizi yanıltırız
içimizi denerken yüzeriz farklı yüzlerle kendi içimizde bile
bu yüzden aşk yalnızca bir fikirdir
bu sefer gerçekleştirdiğini sandığın bir fikir hep öyle oldu bende
hep saklı kaldı içimdeki anahtar
ve hep aynı kilitte kırıldı
fikirler de zamanla değişir
kırıldıkları yerde
kırıldıkları yer her şeyi değiştirir