"Siz insanlar," dedim. "bir şey hakkında konuşurken, hemen şöyle söylemek zorunda hissediyorsunuz kendinizi:
Bu aptalca, bu akıllıca, bu iyi, bu kötü! Bütün bunların ne anlamı var? Sırf bunları söylemek için mi bir olayın içyüzünü araştırıyorsunuz? Onun niçin olduğu, niçin olması gerektiği
seklindeki sebepleri kesinlikle
açıklayabiliyor musunuz? Boyle
yapsanız, yargılarınızda bu kadar aceleci olmazdınız."
"Hangi sebeple olursa olsun," dedi Albert, "bazı olayların her zaman için günah sayıldığı konusunda bana hak vermelisin•
Ah gelecek neyse uzak da odur! Belirmekte
olan bütünüyle önemli bir sey gözlerimizin önüne gelir, gözlerimiz. gibi duygularımız da onun içine karışmak ister ve biz, ah, tüm varlığımızla kendimizi ona vermeyi, büyük ve muhteşem tek bir duygunun tüm hazzıyla dolmayı özleriz. - Ah, oraya vardığımızdaysa, orası şimdi burası olmussa, her şey her zamanki haline bürünür zavallılığımızın ve sınırlılığımızın icinde kalakalırız,
ruhumuzsa kaçırdığımız huzura özlem duyar,