Yaşlanınca ne çok içinden konuşuyor insan.
Nasıl da boğum boğum insanın içi de, dinleyeni yok.
Alıp karşısına konuşanı yok.
Sarılanı, ağlayanı, güleni yok.
İnsanın sözünü tamamlayanı yok.
Haline yananı yok.
Sen beni hep dünkü geceden uykusuz sandın, oysa bir ömür uykusuz kaldım ben. Uyku dediğin ne ki, ölümün kız kardeşi. Uykunun ölümden tek farkı rüyalar belki de...