Yanılgı Saatleri
Yanılgı Saatleri
SUKÛT-I HAYAL
Böyle mi olacaktı türkülerin son hâli
Ezgilerden sorulur küfürlerin vebali
Ayna kırıldı; hicret divanında gül soldu
Papatya uçarı bir zakkum oldu
Kuğu gölün en susuz noktasında boğuldu
İvedi bir kavgadır şimdi tenhada ömür
Direniyorum
Direniyorum ki, aşk yenilmesin
Zenginlere, cinayet erbabına
Böyle mi olacaktı mutluluğun son hâli
Kahkahadan sorulur hıçkırığın vebali
Bir milat öncesi kalıntı gibi
Zulme açılıyor gizli kapılar
Sanki bütün yüzler çalıntı gibi
Çocuklarda bile kan kokusu var
Tabut kırılıyor; ağlıyor mezar
Aşk elden gidiyor; durmamalıyım
Yosunlu hayaller kurmamalıyım
Ölümün ardına düşüp gün boyu
Kırmızı camlara vurmamalıyım
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
İşiten ve itaat eden ölçen değildir, ölçülendir.
S.14
Beşerin gönlü tutturduğu istikamette şekil alır.
Gönlümüz doğar doğmaz yönelme ihtiyacımız da doğar.
S.19
Özgürlük kelimesi bize "ÖZ'ün “GÜR"lüğünden sözediyor. İnsanlar sözkonusu olduğunda öz dediğimiz zaman, o insanın kendini, zâtını anlarız. İnsanlardan gayri nesneler için asıl, esas anlamına gelir “öz”. Hâlis olana, cevhere öz deriz. İnsanlar arasında en makbul karakteri “özü sözü bir” olmak sayarız. Bir şeyin gür olması demek, onun bollukla ve güçlü olarak çıkıp fışkırması demektir. Yani özgürlük insan olarak aslımızda, bizim hâlis cevherimizde, fıtratımızda bulunan şeyin fışkırması, serpilip hayat bulmasıdır. Elbette insanın mayası ikili özellik gösterir. İnsan melekle hayvan arasındadır. Öz-ü-gür-lük insan olmanın bilincine varmak ve melek olma özentisinden, hayvan olma azabından kurtulmanın bir işaretidir.
S.33
Bizim hürriyetimiz her zaman bir başkasının hürriyetiyle çatışma halindedir. Hâlbuki kendi özgürlüklerimiz bir başka özgürlüğe engel teşkil etmez.
S.40
Aklı başında sözü, aklı ile özü aynı titreşimlerle işlemektedir demeye gelir.
S.45
İnsanın aklı başında değilse ızdırap çektiği nesnededir.
S.45
Halkı Müslüman olan bütün ülkelerde dış görünüşü Batılılara benzeyen seçkin bir zümre vardır, bunlar bütün Müslüman toplulukların karar mekanizmalarıną hâkimdirler.
S.51
Akılcılığın vardığı nokta Batı medeniyeti, akıllılığın vardığı yer ise İslâm'dır.
S.53
Müslümanlık modern medeniyetin etkisiz bırakmak suretiyle yolu üzerinden kaldırdığı ölü dinlerden biri değil. Canlı ama hayatını bugünün şartlarına borçlu olmaksızın canlı, eğer etkisi azalmışsa bu İslâm düşmanlarının başarısı yüzünden değil, Müslümanların kendi
Divan
Yunus Emre Divan
Aşık olan miskin olur Hak yoluna teslim olur
Her ne dersen boyun tutar çare yok gönül yıkmaya
S.15
Ben seni sevdiğim için eğer paha derler ise
İki cihan mülkün verem daha pahası yetmeye
s.18
Aşk benliğim iletti akıl dört yana gitti
Yunus'a yükü yetti bilmeyene az gelir
S.32
Her bir çiçek bin naz ile över Hakk'ı niyaz ile
Bu kuşlar hoş avaz ile o padişahı zikr eder
S.36
Bundan içeri haber işit eydeyim ey yâr Hakikatın kafiri şer'in evliyasıdır
S.37
Yürür isem önümdesin söyler isem dilimdesin
Oturursam yanımdasın ayrıkta ne pazarım var
Ne yürüyem ne hod erem ne uzak sefere varam
Çünkü dostu bunda buldum gayrı ne seferim var
S.41
Hakikat bir denizdir şeriat onun gemisi
Çoklar gemiden çıkıp denize dalmadılar
S.50
İŞBU VÜCUD ŞEHRİNE BİR DEM GİRESİM GELİR