En sevdiğin insanın, seni sevmediğini, sana artık ihtiyaç duymadığını bilmek de ölmek gibi bir şeydi zaten. Ama sen içimi yakan derin acının, dışarıya akıtamadığım zehirler olduğunu gösterdin bana. Her kelimenle yarama neşter vurdun. Mesele sevilme, sevilmeme ya da aldatma meselesi değildi. Olanı olduğu gibi kabul etmekti önemli olan. Ve ne olursa olsun "bunu bana nasıl yapar" hamlığından, "yaşadığımız sürece her şey mümkün" olgunluğuna adım atabilmekte, rıza göstermek, hayata merhale kaydederek devam edebilmekti...