ayaklarının ucunda ölü bir yaz
kanatlarını kaldıramayan kuşlar gibi
akmayan ırmakların soğuk alnı üstünde
bulanık bakışlarla şimdi bizim olan
yüzümü sarartıyor hüzün
ölü tanrılardan biri
sen bana bir yakınlık ateş yakınlığı
kendi kendine yanmış kimseyi ısıtmayan
desinler ona kaçtı bırakıp yalnızlığı
daha hiç bir kaçağın işlemediği suçtan
alarak şapkasını sonsuzluğa asılı
yüzümün bu yanına bıçaklar değmeli
yüzümün bu yanı seninle gölgeli
ne varsa korkuyorum sana yeterli
sana yönelmiş atının dizginleri
benim şehrim atsız dolaşmanın ilk şehri