"Bilmelisin ki, ilim amele dönüşmedikçe senin için faydalı bir ilim haline gelmemiştir."
Çünkü heybendeki bilgi, hayata dokunmadığı sürece sırtında taşıdığın ağır bir yükten ibarettir.
O halde öğrendiğin her doğruyu, önce kendi nefsinde bir ahlaka dönüştür. İnsanlara sabrı anlatmadan önce sabretmeyi öğren; adaleti övmeden önce adil olmanın ağırlığını sırtlan. Unutma ki dünya, çok bilenlerin değil, bildikleriyle iyiliği ve güzelliği çoğaltanların omuzlarında yükselir.
Küçük de olsa sürekliliği olan adımlarla başla. Büyük iddiaların peşinde kaybolmaktansa, öğrendiğin tek bir hakikati dahi hayatının merkezine nakşetmek seni daha üstün kılacaktır. Zira kalpte kök salmayan bilgi dilde kurur, amele dönüşmeyen ilim ise sahibine sadece bir yük olur.
Âişe رضي الله عنهم yanına gelip sürekli ilim öğrenen ancak öğrendikleriyle amel etmeyen bir gence şu uyarıda bulunmuştur:
"Yavrucuğum! O halde neden Allah'ın senin ve bizim aleyhimize olan delillerini (hüccetlerini) çoğaltıyorsun?"
İlmiyle amel etmeyen kişinin, öğrendiği bilgileri kendi aleyhine bir delile dönüştüreceği ifade edilir. Hakeza onun bilmiyordum deme lüksü olmayacaktır..