Ey Kudüs’ün gölgeleri kalk ve beni kurtar
Artık surların çok sessiz, benimle konuşmaz oldu.
Mahpus olduğum için bana kızgın mısın?
Yoksa mücahitlerle şehit olmadığım için mi bu kızgınlık?
Sakın ola zulme, zorbalığa ve tuğyana boyun eğme
Ey Rıdvan cenneti, kalbim senin için çok üzgün
Ey muhabbet, mağfiret ve gufran şehri
Yeryüzünün ve Filistin’in baş tacı değil misin?
Surların, efendiler efendisinin miraç mekânı değil mi?
Şehadet âşıkları senin uğrunda şehit olmadılar mı?
En değerlilerini, canlarını ve mallarını yolunda feda etmediler mi?
Öyleyse neden sen suskun bense hüzünlü?
Âlemlerin Rabbi Allah’ın izniyle zafer yakın
Topraklarını ve mukaddesatını işgal eden düşman ise fani, geçici
Zilletsiz, ayaklarının üzerinde, başın dik kalacaksın
Çünkü sen adalet ve mizan şehrisin
Saklı incilerin ve altınların cevherisin sen
Toprakların asla sadece çamur değildir
Çünkü Kur'ân seni ve çevreni mübarek kıldı
Müminlerin ve Müslümanların ilk kıblesisin
Üç Harem-i Şerif'in üçüncüsüsün
Ey Kudüs’ün gölgeleri, cennetlerin cenneti
Sesini ve gür ezanlarını duyur bana
Zafer yakındır, Siyonist düşman ise bizden uzak
Kassam direnişçilerinin kalpleri iman ve sebat ile dolu
Ey Kudüs’ün gölgeleri ezanlarını duyur bana
Ben esir, sevdalı şehit
Demir parmaklıklar arkasından ezanına muhtaç
Ben ne seni satarım ne de düşmanla barış imzalarım
Ben Kudüs’ün Rabbi’nin dîni ile dînlenmişim